Tülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı Peşinde




ANADOLU KADINI GÜNCESİ 9


KAĞNI PEŞİNDE





Kadınlar hangi işi ya da hangi mesleği yapamazlar? Bu soruyu bir kadına sorduğumuzda büyük çoğunlukla yanıtı “Hepsini yapabilir” olacaktır. Ama hangi kültürden olursa olsun erkeklere sorduğumuzda ise büyük çoğunluğu ”mutlaka yapamadıkları işler olmalı” diye düşünecekler ve birkaç işi ya da mesleği saymaya başlayacaklardır. Çünkü doğdukları günden beri bu şekilde koşullandırılmışlardır.




Kadınların pilot, astronot, bilim kadını, cerrah olması erkeklerce övünülesi bir durum değil, “ancak birkaç kişi” diye basitleştirilecek bir durumdur. Oysaki yurdumuzda uzun yıllar kız çocukları okula gönderilmemiş ya da 5. sınıfı bitirdiklerinde “artık okumasın, ne gereği var zaten evlenecek” diyerek okuldan alınmışlardır. Bu durum Avrupa’da da 18. Yüzyıla kadar bizden çok farklı değildi. Özellikle sanat alanında kız çocuklarına kısıtlamalar getirilmiş ve bazı ülkelerde kız öğrenciler sanat okullarına alınmamışlardır. Belki de bu ayrımcılık nedeniyle “büyük sanatçı”lar hep erkekler arasından çıkmıştır.




Yurdumuzda ise özellikle kırsal kesimde fiziksel gücü yetebilen her kadın erkeğin yaptığı tüm işleri yapar. Bazı ağır işler (çok ağır bir çuvalın kaldırılması gibi) ileride sağlığına zararlı olur endişesiyle kadınlara pek yaptırılmak istenmez ama bu durum eşinin anlayışına göre değişebilir. Birçok ağır işi kadınların yapabiliyor olması erkekler tarafından biraz kıskançlıkla izlense de, bu işleri yapmaktan kurtuluyor olması nedeniyle izin(!) verilebilir.


Kağnı fotoğrafları çekmek için köyleri dolaştığımda en zor olanının öküzlere boyunduruğun yerleştirilmesi, öküzlerin boynunun zelveye bağlanması ve sonra arabanın okunun yerden kaldırılıp boyunduruğa bağlanması olduğunu gördüm. En çok kuvvet ve beceri isteyen bu okun yerine yerleştirilip, sonra da kayışla bağlanması. Genellikle erkekler bu işi yaparken yanında bulunan kişilerden yardım alırlar, ya da bir sopayla destek yaparlar. Sinop’un bir köyünde ismini hatırlayamadığım bir kadın ben fotoğraf çekeyim diye tüm bu işleri tek başına yapıp beni hayrete düşürmüştü.


Yine kağnı giderken öküzlere kumanda edip doğru yoldan gitmelerini sağlamak da zaman zaman kuvvet ister, öküzlerin inadı tutumu bir adım dahi attıramazsınız. Özellikle yokuş yukarı çıkarken yorulmuş olan öküz ya da mandaları idare etmek hayli zordur. Bu işi de kadınların çok kolayca diyemesem de (tecrübe noksanlığından) yine de başardıklarını gördüm. Yine kendim görmesem de küçüklüğü köylerde geçmiş olan Ali abim tek başına sabanla çift süren güçlü kadınlar olduğunu söylerdi.




Tarlada buğday ya da samanların kağnıya doldurulmasında kadın her zaman erkeğine yardım eder. Doldurma işi bitip saman yığınının iple bağlanmasında yine kadın hiç korkmadan yığının en tepesine çıkıverir ve atılan iplerle samanların bağlanmasını sağlar. En çok güç ve beceri isteyeni ise arabanın alt kısmına takılan iki çubuk (gödel) yardımıyla bu iplerin gerilmesidir ki erkeklerin bu işi kadına yaptırmazlar ama eminim ki kadınlar mecbur kalsa bunu da başarabilirler.


Eve ya da ambara geldiklerinde arabanın boşaltılması ise kadınların çok rahatlıkla ve hiç üşenmeden yapacakları işler arasındadır. (Yazım bittikten sonra fotoğrafları seçerken gödel yardımıyla ipleri geren bir kadın fotoğrafı çekmiş olduğumu gördüm, yıllar evvel çekildiği için unutmuşum, hem böyle bir fotoğraf çektiğime hem de düşüncemin doğrulandığına sevindim.)




Tüm bu işleri gücü yeten kadınların yapmasına hiçbir şekilde karşı değilim. Yeter ki bazı yerlerde olduğu gibi kadın bu işleri yaparken erkek yan gelip yatmasın (!). Bence daha büyük haksızlık yalnızca bu ağır işlerde değil, sanat dahil hayatın tüm alanlarında kadınların başarılı olmalarının erkekler tarafından “ görmezlikten gelinmesi” bu başarılarının “yok” sayılmasıdır. Ne yazık ki halen dünyamızda “karar mevkilerinde” erkekler bulunmaktalar.



Tülin DİZDAROĞLU


Ekim 2012






Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Tülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı PeşindeTülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı PeşindeTülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı PeşindeTülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı PeşindeTülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı PeşindeTülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı PeşindeTülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı PeşindeTülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı Peşinde

Tülin Dizdaroğlu : Anadolu Kadını Güncesi 8 : Kağnı Peşinde” üzerine 3 düşünce

  1. Habip YANÇ

    Tülin Hanım. Merhaba. Ne yazık ki çocukluğumuzda sıkça karşılaştığımız ve gördüğümüz ve şimdi fotoğraflarda yadettiğimiz bu görüntüleri, maalesef çok hovardaca harcamışız. Elbette ki teknolojinin gelişmesine ayak uydurmadan hala kara saban tarımını savuacak değiliz ama; karasaban, devrine göre bizi anlatan,var eden, biz olduğumuzu ve nerede olduğumuzu, nerelere geldiğimizi belgeleyen ve belirleyen bir simge idi. Biizim nerden başlayıp, huzur,mutluluk,sevgi ve güven içinde nerelere geldiğimizin bir göstergesi ve kanıtıdır. Ne yazık ki kara sabanın başındaki kara sıfatı biz erkeklerin kafasında hala yaşıyor ve rengi degiderek de koyulaşıyor. Kadınımıza verilen ve biçilen değer kara sabanın karasını çoktan aşmış gidiyor. Umarım ki kadınlarımız da layık olduğu beyazlığa, çağdaşlığa ve medeniyet seviyesine ulaşır, hak ettiği değere kavuşur. Ellerinize sağlık.

    Reply
  2. Tülin Dizdaroğlu

    Habip bey merhaba, hem yazım için hemde kadınlariçin iyi dileklerinize teşekkürler.Sizinde dediğiniz gibi karasaban ve kağnı Anadolumuzun kültürünü yansıtıyor, geçmişi bilmeden geleceği inşa edemeyiz.Anadolunun bazı yörelerinde hala zorunluluktan dolayı kağnılara rastlıyoruz.Sizde fotoğraflamışsınız. "Küre dağları milli parkı" yazınızı zevkle birazda kıskançlıkla okudum, oralara hala gidip göremediğim için.Bizlerinde bir görevi buralara gidip göremeyenlere kültürümüzü ve doğal zenginliklerimizi tanıtmak olmalı diye düşünüyorum.Sevgiyle kalın..
    Tülin Dizdaroğlu.

    Reply
  3. Salih ÖZGENÇ

    Ellerinize, yüreğinize sağlık olsun. Seçilmiş fotoğraflar yurdumun her ne kadar çirkin yüzü ise de kadınlarımız adına muhteşem güzeller. Fotoğraf altı yüreğinizden damıttıklarınız ise mükemmel…

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


7 − dört =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>