Tahir Özgür : Öykülerin Fotoğrafı


Öykülerin fotoğrafını çekmek istiyorum



O’nu, bir pasajın girişinde gördüm…


Elinde şemsiye vardı…


Ayağında ise sandelet…


Üzerinde kısa kollu bir gömlek…


Yanında boş bir tabure….


Arkasında yeşil bir duvar…


Bir taburenin üzerinde uyukluyordu…


…Ve yüreğim ağladı o an…


Bayramdan bir gün önceydi….


Yani, “Arefe” günü..


Yani herkesin karınca kaderince bayram hazırlığı yaptığı, çarşıda, ‘iğne atsanız yere düşmez‘ denilen günlerden bir gün…


Alışverişten geliyor ve işyerime çıkıyordum..


İşte öylece gördüm O‘nu orada…


Birden dudaklarımın kuruduğunu, gözlerimin ıslandığını farkettim…


Boş tabureyle birlikte orada uyuklayan adam beni alıp alıp duygu fırtınalarının içerisine attı…


Çantam da bulunan Coolpix makinamı çıkardım…


Flaşı kapalı halde fotoğrafını çektim…. Ekrandan baktım fluuu.. Çünkü ışık yetersizdi… Bir giyim mağazasının boşalttığı karton kutuların üzerine makinayı koydum ve fotoğrafını çektim… Sadece iki kare…


Sonra döndüm arkamı gittim…


İşyerine gelince fotoğrafları bilgisayarıma aktardım… Bir kaç satır yazar, gazeteye ‘fotoğrafaltı haber’ koyarız diye düşünüyordum…


Bilgisayara aktardığım fotoğrafa dikkatlice baktım…


Sadece baktım…. Hiç birşey yazamadım… Öylece baktım durdum…


Tam 25 yıl gazetecilik yapmıştım…


Bu ülkenin hemen hemen her yerinde haber fotoğrafı çekmiştim…


Doğu’da, Güneydoğu‘da..


Yurt içinde yurt dışında…


İdamlıklar koğuşuna gizlice girmiş, haklarında idam hükmü verilmiş mahkumlarla konuşmuş, GAP’ın temeli atılırken fotoğraflamış, Fırat’ın sularının sevdası Harran’a kavuşmasını belgelemiştim


…Ve daha neler neler…. Hayatım haber fotoğrafı çekmekle geçmişti…


Bir nehre düşen otomobilin içerisinde boğulan yavrusunun cesedini çıkaran babanın feryadını çekmiştim…


Bir annenin en acı anlarına ve en tatlı anlarına şahitlik etmiştim…Bir damadın düğün gecesi kanlıları tarafından düğün evinde, halay da öldürülmesini fotoğraflamıştım… Ama beni hiç bir fotoğraf bu kadar etkilememişti…


Öylece baktım durdum O Amca’nın fotoğrafına…


Yazamadım iki satır…


…Ve ben o fotoğrafa yazamadan Bayram tatiline gittim… Gittim gitmesine ama aklım hep O Amca’daydı…


Yeşil bir duvarın önünde oturan, elinde şemsiyesi olan, yanında boş bir plastik sandalye, kirli bir pasaj girişi ve O Amca..


İşte O Amca benim 25 yıllık fotoğrafa bakış açımı değiştirdi…


Haber fotoğrafı çekerken aslında, yaşamın kıyısında oyalanmıştım… “Fotoğraf Yaşamın Ta Kendisi”ydi aslında.. Ben bunu 25 yıl sonra farketmiştim…


Ben fotoğrafları yazdığım haberlere meze yapmıştım tabiri yerindeyse… Ama haber yaşamsa eğer , yaşamı anlatan aslında fotoğrafın ta kendisiydi… Ben bundan sonra fotoğraf çekmeliydim… Yani yaşamı anlatmalıydım… Biraz geç kalmıştım belki ama olsun… Bundan sonra hiç olmazsa bu güzellik ile yaşamalıydım…


O Amca, benim “Fotoğraf Sevdamın” başlangıcı olmuştu…


O Amca sayesinde tanıştım ben fotoğraf ile…


Fotoğraf çekmeye başladım ve O Amca‘nın fotoğrafını şu satırlarla paylaştım Fotoğraf sitelerinde:


Daha o zamanlar D200’ümü almamıştım…
Bayram haftasında rastladım ona…

Bir pasajın girişinde…
Başı öndeydi…
Yanında boş sandalye…
Elimde Coolpixim…
Pasaj karanlık…
Flaşlı çekerek Amca’yı rahatsız etmek istemiyorum…
Coolpix , “Flaşsız çekmem” diyor…
Ben, “Çekeceksin” diyorum..
…Ve çektim…
Bu kadar oldu…
Ama ben Amca’yı, ne Bayram’da ne Bayram tatilim de unutamadım…
Niye başı öndeydi acaba…
Peki yanındaki sandalye niye boştu…
Acaba, yanındaki sandalye kimsesizliğini mi, yanıbaşında kimsenin olmadığını mı söylüyordu bize…
Bilmem…
Ama Bayram boyunca, ellerinden öpmek istedim Amca’nın…
Amcamın…
Beğeninize…”




Sonra arkası geldi….


Fotoğraf artık hayatımın vazgeçilmez bir parçasıydı…


Hani klasik bir deyim vardır, “Dünyaya vizörden bakmak” ben artık dünyaya vizörden bakmaya başlamıştım… Nereye baksam hemen orayı bir çerçevenin içerisine alıyordum…


Yaşamım artık daha da bir anlamlıydı…


Fotoğraf inanılmaz değişimleri beraberinde sunmuştu bana… Fotoğraf görünmeyen ya da benim görmediğim bir çok değeri gösteriyordu ve dünyama zenginlik katıyordu…


Daha sorumlu, daha dikkatli, daha duyarlı bakmaya başlamıştım yaşama..



ÖYKÜLERİN FOTOĞRAFI


————————-



Mut‘un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yaşlı bir karı kocayı gördüm.. Baktım bir kanepenin üzerinde oturuyorlar… İyice yaklaştığımda tezekten yapılmış evlerinin bahçesinde oturdukları kanepenin bir tarafının tamamen kırık olduğunu, kanepenin sağlam tarafına sıkışarak oturduklarını ve sohbet ettiklerini anladım.. Yüzlerinde bir tebessüm vardı..


Kenapenin bir tarafı tamamen kırılmıştı… Evin halinden ve karı kocanın kılık kıyafetinden maddi durumlarının hiç iyi olmadığı ve yeni bir kanepe alacak güçlerinin olmadığı hemen anlaşılıyordu…


Selamlaştıktan sonra, “Kanepe kırılmış” dedim… Yaşlı adam büyük bir bilgelikle cevap verdi, ” Biz de sağlam tarafına oturuyoruz… Yetiyor bize..


Kadın da tamamladı, ” He ya yetiyor bize bak ne güzel oturuyoruz


Sevdiğimin elini daha sıkı sıkı tuttum…


Öyle ya,” Aşk bu kanepe neden kırık, neden yeni bir kanepe almıyoruz” diye dırdır etmek, şikayet etmek yerine, “Kanepenin sağlam tarafını paylaşmak” değil midir?




…Ve işte yukarıda da yer alan bu fotoğrafı büyüterek evimin en görünür yerine astım…


Fotoğraf derin düşünme, görülemeyenleri görebilmek için çaba harcama yetisinide beraberinde getiriyordu…


Ve kararımı vermiştim… Öyle fotoğrafflar çekmeliydim ki her fotoğraf bir haber olmalıydı, hatta ve hatta her haberim bir öykü anlatmalıydı..


Öykülerin fotoğrafını çekmeliydim..


İşte o günden bu yana Fotoğraf ile öyküler anlatmanın peşinden koşuyorum…İnsanı fotoğrafıma baştacı yapıyorum…


Göçer çadırlarında Küçük bir kız çocuğunu gülen gözlerinde dahi, “Yarınsızlığı” anlatmaya çalışıyorum…




Yine dağ başında bir Göçer Çadırı’nda 50 yaşında bir kadının öfkesinin, 60 yaşında adam ile evlendirilmiş, daha 20′sine bile gelmemiş genç kızın sessizliği ile buluşup “KUMA sorununun çığlıkları” olmasını istiyorum…


Karadeniz yaylalarında ayakları tutmayan bir kadının, “Yüreği ile dünyayı gezmesini” vurgulama çabasındayım…


Bir fabrika işçisinin, “ Yarınlara haykırışını” kareye sığdırmak istiyorum…


Kahramanmaraş’ta Bakırcılar Çarşısı ve Büyük Sır Köyü’nde, Kastamonu Abana’da, İnebolu’da, Rize’nin Hemsin’inde, Levent Köyü’nde, Antakya’nın Samandağı’nda, Kırıkhan’ında Mersin’in Mut’unda, Zeyve’sinde, Karaman’ın Yeşildirek’in de, Ereğli’nin Meke’sinde hep öykülerin peşinde koşuyorum…


Fotoğraf ile öyküler anlatabilir miyim?


Bilmem…Ama en azından onun için çabalıyorum…



Tahir ÖZGÜR



Slayt şovun açılması bağlantı hızınıza göre zaman alabilir… Lütfen bekleyiniz











Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com

Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.





All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Tahir Özgür : Öykülerin FotoğrafıTahir Özgür : Öykülerin FotoğrafıTahir Özgür : Öykülerin Fotoğrafı

Tahir Özgür : Öykülerin Fotoğrafı” üzerine 52 düşünce

  1. attila küntüz

    bir solukta okudum.yüreği zengin ve açık dost Tahiri
    bir solukta kadrajladım…İyiki varsın sen güzel adam
    paylaşan ve selam veren adam………..hemde yürekten….
    hikayeleri fotoğraflara hapseden ve görsel bir duyguya dönüştüren adam
    iyiki varsın….sevgi seninle olsun….
    attila

    Reply
  2. Beycan üçkardeş

    Çok güzel bir çalışma gerçekten, fotoğraf çekmek bir sanat ama onları öyküleştirmek daha büyük maharet ister. Yapmayı çok istediğim ancak bir türlü beceremediğim bir şey… Sizin çalışmanızın bana örnek olacağını ümid ediyorum.

    Reply
  3. Zeynep Özge Gürdal

    Bu kareler yaşamın ta kendisi.İnsanın kendisi.Yüreğinize sağlık çok beğendim. Zaten sitelerden biliyordum fotoğraflarınızı, yazınızı okumakta çok güzel. İnanır mısınız gözyaşları ile okudum. Bundan böyle her bayram mutlaka ama mutlaka kimsesizleri ziyaret edeceğim. Eşim de benimle aynı şeyi düşünüyor.Diğer karelerinizde birbirinden güzel.

    Reply
  4. Aydın Kahraman

    Ellerinize sağlık. Çok beğendim. Fotoğraflar çok güzel. Ama duygularınız fotoğraflarınıza eşlik edince ortaya çok güzel bir sunum çıkmış. Kutlarım.Öyküleriniz hiç bitmesin.

    Reply
  5. selcuk mersin

    elinize yüreğinize sağlık…
    herkesin yazdığı sıradan şeyleri yazmak istemiyorum…
    o yüzden tek kelimeyle mükemmel..

    Reply
  6. Elif YILMAZ

    Sevgili Tahir Abim,

    Senin için o boynu büyük amcanın fotoğrafı neyse benim içinde bu yazı o oldu…
    Tane tane.. Kelime kelime okudum.. her kelimede ayrı bir his her his de ayrı bir dünya var… Her kelime düğüm düğüm oldu boğazımda.. Acıttı.. Kazındı beynime.. yüreğime..

    Şuan gözlerim dolu dolu, biraz önce ise okurken resmen ağladım.. İş yerinde odamda yalnızım ama kimseler görmese bile asla işyerinde ağlamayacağıma söz vermiştim kendikendime.. Ama ağlıyorum işte..

    Şuan yazdığım sözlerin hiç bir anlamı yok inan… Bu yazının bana hissettirdiği o tuhaf şey yok hiç bir sözde.. Kifayetini kaybetti kelimeler birden..
    Bugün fotoğraf çekmeye yeniden başlıyorum.. Sıfırdan başlıyorum.. …Daha bir kulak vererek başlıyorum o denklanşörün sesine…

    Senin için en büyük dileğim Tahir Abim, içindeki o tarifsiz duyguyu kaybetme…

    EŞSİZ İNSANA TAAA YÜREKTEN SEVGİLERLE..

    Elif Yılmaz

    Reply
  7. L. Ayyıldız

    dostum ne yaptın sen…
    sabah sabah gözlerime dolan bu iki damlanın sorumlusu sensin…
    öykün öyle etkili ki….
    tüylerim diken diken oldu.. boğazım düğümlendi…
    yazmak da dostuma yakıyşıyor…
    iyi ki öykünü paylaşmışsın…
    amcanın fotoğrafı ise çok etkili..
    ellerinden öpmek geldi içinden…
    baki sevgile sana…
    ve komacaman öpücüklerimle…

    Reply
  8. seher başoğul

    merhaba
    yazıyı okurken duygu seline kapılmamak elde değil
    bu işe gönül verdiniz ve daha nice öykülü fotograflar paylaşacağınıza ve cok başarılı olacagınıza da inanıyorum
    yüregi sevgi dolu ve dost canlısı insanı tanımış olmanın mutluluğu var içimde
    selam ve sevgilerimle

    Reply
  9. Abdulkadir AVİZE

    Tahir abim yüreğine sağlık öyle yerlere götürdün ki bizi anlatmak ne mümkün hani kelimelerin bittiği insanın boğazının düğümlenip konuşmak isteyipte konuşamadığı gözlerin bütün sözlerin önüne geçipte buğulandığı anlar vardır ya o anların en unutulmazını burada şimdi yaşattın abim bize ne diyeyim ki güzel kalbinin aynası fotoğraflarını hep görmek böyle güzel yazılarını hep okumak kısmet olur inşallah…

    Yüreğine kalbine sağlık abim…

    Reply
  10. Fatih KISA

    Fotoğrafta gerçek acaba bir anla mı sınırlıdır yoksa çok daha uzun bir süreci ve farklı zamanları kapsar mı? Fotoğrafla tanışıklığım arttıkça bu soru, her meraklı amatör gibi Benim de kafamı kurcalar?

    Bazılarına göre fotoğrafta gerçek bir anın gerçeğidir. Zamanın dondurulduğu, gerçeğin en yalın ve basit ifadesi olan o anın gerçeği. Hatta fotoğrafın ifade ettiği şeyin gerçeğin bütünü değil, gerçeğin o anla sınırlı olan kısmını, gerçeğin bir yüzünün ifadesi olduğu söylenir.

    Acaba gerçek bir anla sınırlı mıdır? Bir kareye sığdırdığımız fiziksel dünyaya ait gerçeğin somut bir yansıması, zamanın bir an içinde dondurulması mıdır? Yada gerçek tek yönlü, tek anlamlı mıdır?

    Bizim gibi Doğu Toplumlarında gerçek tek yönlü olamaz. Sahibi olduğumuz kültürden olsa gerek aynı gerçek hepimiz için aynı gerçek değildir. Bizzat kullandığımız dilde dahi bunu görebiliyorsak, aynı durumu fotoğrafın dilinde görmemek mümkün mü? Fotoğraf Bize zamanın ve mekânın toplumsal olguları içinde sentezleyerek ortaya koyduğu gerçeği ifade edemez mi?

    Bana göre işte Tahir Özgür, burada devreye giriyor. Neredeyse bir yıldır fotoğraflarını izlediğim, zaman zaman yazıştığım, önce elektronik ortamda sonra gerçek hayatta tanımaktan zevk duyup, güzel anlar paylaştığım Tahir Özgür’ün fotoğrafları, gerçeğin bu günkü ifadesi olduğu gibi, bundan on yıllarca öncesinin de gerçeğinin ifadesi. Belki yarına da bir şeyler bırakacaktır.

    Yukarıdaki sunumda yer alan fotoğrafları tek tek dikkatlice izleyiniz. İnsan yüzlerine, detaylara, dokulara tek tek bakınız. Sadece on ana ait olan tek bir şey bulamazsınız. Yüzlerdeki ifadeleri inceleyin. Fotoğrafların ifade ettiği şeyin sadece bu güne ait olmadığını, aynı ifadeyi bir başka insan yüzünde gördüğünüzü, aynı sıcaklığı başka bir ortamda yaşadığınızı, insan sıcaklığının başka bir mekânda ve zamanda Sizi sardığını düşünürsünüz. Yani Tahir Özgür fotoğrafları içinde yabancı, itici, sıkıcı şeyler barındırmaktan öte, yerine göre bunları belli bir estetik ve disiplin içinde Bize sunar. Sıradan insanları, köylüleri, yerine göre özürlüleri, belki sokakta gördüğümüz zaman rahatsız olduğumuz insan tiplerini hissettirmeden bize aktarır. Ve beklide ilginçtir, birçok Tahir Özgür modeli ile kendimi hep duygudaşlık halinde bulmuşumdur.

    Özellikle kıl çadırdan kafasını dışarıya uzatan Göçer Kızı fotoğrafına vuruluğumu belirtmek isterim. Daha önce birçok fotoğrafını görme şansım olmasına rağmen ilk kez bu fotoğrafı izliyorum. Belki güce sadeliğinden geliyor ama çok etkileyici buldum..

    Kendisini bizzat tanımakla ne kadar heyecanlı, coşkulu ve hayata bağlı olduğunu bildiğim, coşkusu ve heyecanı bulaşıcı Bu Güzel İnsanı tanımaktan ve fotoğraflarını izlemekten zevk duyuyorum. Türk Fotoğrafçılığı adına da seviniyorum.

    Dostlukla”¦

    Reply
  11. Nurdan Karakaş

    Tahir bey selamlar..

    Çok etkilendim…
    Fotoğraflarınızla zaten o mekana o duyguya taşınıyordum ama sizin kelimelere döktüğünüz duygularınızla daha da etkilendim..Tek bir kare ile bir yaşamı anlatabilmek zordur izleyene, istersinizki o çektiğiniz an ki hissiyatı izleyen de görsün tek bir kare olarak bakmasın hayatı görsün tüm çıplaklığı ile…Ve siz bunu anlatıyorsunuz ve sizi izlemek son derece keyif verici…

    Işığınız bol hayatı paylaşımlarınız daim olsun..

    Sevgiler

    Reply
  12. ALİ SÖZER

    Senin gibi anlatım dilim falan yoktur o yüzden sığ kelimeler kullanmak istemiyorum…müthiş güzel olmuş..ellerine aklına sağlık..sevgiyle kal..
    Ali Sözer

    Reply
  13. şule tüzül

    sevgili tahir,
    içimde acayip kocaman bir coşku yazdıklarını okudum….
    hiçbir şey söyleyemiyorum… seni tanımak ne güzel…

    Reply
  14. şule tüzül

    sevgili tahir,
    yazdıklarını okuduktan sonra ne diyeceğimi bilemez bir haldeyim…
    seni tanımak ne güzel…

    Reply
  15. hulya seven

    kıyısından köşeinden degil hayata dalmak…yaşamak hissetmek…anlamanın ve bilmenin duygu…hissetmek… dokunmak…dokundurmak…popüler kültürsüzlüge inat ve inadına karşı durmak…varlıklara varolana saygı duymak hikayeleri ile dünü bugüne anlatmak…hikayeleri öyküleri kulaktan kulaga fısıldayıp yaygınlaştırmak …fotograflaştırıp bellek ve yüreklerde kalıcılaştırmak…ve sormak sorgulatmak…ben çektim işte siz anlayının ötesinde benim duygularım ve hissettiklerim bu..paylaşmak en yalın haliyle…paylaşarak çogalmak…insana ait umudu korumak …nefes almak soluklanmak…ve iyiki varsın…iyiki varsın…hayatı ve gelecegi güzel insanlar ısrarla var edecek ve gelecege en dogru paylaşımlarını sunacak…

    Reply
  16. Alpaslan Fırat

    Merhaba Tahir bey,
    Yüreğinizide en az D200'ünüz kadar güzel konuşturuyorsunuz.
    Helal olsun size.
    selam,sevgiler
    Alpaslan Fırat

    Reply
  17. sevginar

    Hayatın en zorlu koşullarında dahi minicik ışık hüzmesini yakalayıp, yaşama sevincini çevresine yansıtan güzel yürekli insan. Görüntülerin de satırların da yine bunu yansıtıyor. Yıllar sonra nette, seni bu kare ve anlatımla hissetmek günüme gülümseme, anlam kattı. fotoğraf karelerinden aynı "an"lara bakabilime ayrıcalığını yaşatmaya devam etmeni diliyorum.
    sevgilerimle.

    Reply
  18. Orhan Kaymak

    Tahir bey yazdıklarınızı bir solukta okudum ama boğazıma birşeyler düğümlendi sonrasında. İçimde tarifini sizn yaptığınız o hisler dalgalandı durdu..
    Sonra dedimki ne şanslısın bu güzel insanları tanıma fırsatı yaptıkları güzel çalışmaları görme fırsatı bulmuşsun…
    Fotoğraf dostlarının yüreği geniş insanların arasında bulunmak çok güzel…
    Elinize yüreğinize sağlık..Selamlar saygılar

    Reply
  19. Ali Güner

    "kanapenin sağlam tarafını paylaşmak"

    hüzünle okudum tüm metni ve bu cümle..
    içimi acıttı…

    Elinize sağlık Tahir Hocam..

    Reply
  20. wkursat

    büyük bir keyifle okudum ve izledim. sizi çok daha iyi platformlarda görmek dileğiyle.

    Reply
  21. figen aydoğdu

    Öyküleri fotoğraflamak ya da fotoğraflara öyküler yazmak. Benim de fotoğraf maceramın başlangıcını bu karşı konulmaz istek oluşturmuştu. Ama fotoğraf, sözcüklerin önüne geçti zamanla ve kifayetsiz kaldığını düşündüm çoğu zaman sözcüklerin. Oysa sizde her iki anlatımın da birbiriyle ne kadar örtüştüğünü, bütünleştiğini, bir yumak gibi birbirlerine sarıldıklarını gördüm. Olabiliyormuş demek. Bir seminerde hocam, öykü için "Anlatmayın, gösterin" diyordu.Bir solukta okuduğum her öykünüzle gösterdikleriniz, ardından gelen fotoğrafları da bağrına basmış adeta. Gönülden kutlarım Tahir Bey, insan yüreğinin kocamanlığını, insanın insana naifçe dokunuşunu, sözcüklerle fotoğrafın dostluğunu öyle güzel örneklemişsiniz ki. Işığınız ve sevginiz daim olsun…

    Reply
  22. Zafer SEÇKİNLER

    Kendisini bütünü ile fotoğrafa adamış bir adam,
    Aşk,
    ve gerçek bir fotoğrafçı portresi.
    Sevgili Tahir ÖZGÜR.

    Çalışmalarını izlemek benim için büyük keyif.
    Dostlukla…

    Reply
  23. Birgül ERKEN

    Tahir Bey,
    İçten paylaşımınızda insanı fotoğraflarınıza baştacı yapmış olduğunuz için baştacımızsınız.
    Vizörden bakmaya devam.
    Heyecanınız, coşkunuz hiç eksik olmasın.
    Tebrik ediyorum.

    Reply
  24. Evrim Cengiz

    Merhaba Tahir bey,
    Sayfaya Fotofanclubda Birgül Erken hanımefendinin yüklemiş olduğu fotoğraf sayesinde ulaştım. Başarılarınızdan dolayı sizi tebrik etmek istedim. Gönlünüzdeki görüntüleri istediğinizden daha başarılı fotoğraflamanız dileğiyle, saygılar…

    Reply
  25. Evrim Cengiz

    Merhaba Tahir bey,
    Sayfaya Fotofanclubda Birgül Erken hanımefendinin yüklemiş olduğu
    fotoğraf sayesinde ulaştım.Başarılarınızdan dolayı sizi tebrik etmek istedim.
    Gönlünüzdeki görüntüleri istediğinizden daha başarılı fotoğraflamanız dileğiyle…
    Saygılar.

    Reply
  26. CEMAL DAŞ

    Sevgili Tahir:
    Her fotoğraf bir öykü değilmi…
    Zaten öyle olmasıda gerekmezmi…
    Ne güzel demiş orada "he ya kanepenin sağlam yerine oturuyoruz"…
    İşte ben tam burada kendimi gördüm biliyormusun…
    Fotoğrafta izleyicisine birşeyler hatırlatırken, azda olsa umut verebiliyorsa ne mutlu o fotoğrafa, ne mutlu o fotoğrafçıya…

    Öyküler hiç bitmez/bitmesin Sevgili Dost…
    Selam ve sevgilerimle…

    Reply
  27. Mehmet Işıkay

    Evet aynen başlıkta olduğu gibi. Öykülerin Fotoğrafı..Kutlarım Tahir Bey.

    Reply
  28. Ergün Özsoy

    Merhaba
    Fotoğraf çeken bir çok kişinin "neden fotoğraf çekiyorum acaba?" diye kendi kendine sorduğu sorunun cevabını fotoğraflarınızda bulmak mümkün. Sizin çektiğiniz gibi kareler çekebilmek için. Işığını, kompozisyonunu düşünmeden sadece kendisine baktırıyor fotoğraflarınız.

    Teşekkürler

    Reply
  29. RIDVAN KAYA

    çok güzel yorumlar eklenmiş doğrusu hakediyorda ben ne yazayım sadece teşekkür ediyorum memleketimin güzel insanları daha bitmemiş demekki sağol ellerine kalemine sağlık

    Reply
  30. Özlem Konak

    Sizinde dediğiniz gibi öyküleri fotoğraflayıp bu denli bir sihir, bir masal içinde paylaşmanız çok güzel olmuş. Öyküsü olmayan bir fotoğraf ya da öykülenmeyen bir fotoğraf çok sığ kalırdı. Nice güzel gerçekliklerle güzel hikayeleri olan fotoğraflara…

    ''umutta mut varsa
    umutsuzlukta da umut var''

    Reply
  31. Hamit Sayın

    Sevgili abim aslında uzun uzadıya yorum yazmayı hakediyor ama kısaca ve fazla karıştırmadan işi çok dokunaklı diyorum selam ve saygıyla

    Reply
  32. Elif Bozkurt

    Tahir Hocam,
    takip ediyordum etmesine de..
    bu kadar yüreğime işlememişti hiçbir cümleniz.
    Kilitlendiğim cümleler okudum.
    "Biraz hüzünlü, biraz kederli belki umudum var" diyebileceğim..

    kanepe öyküsü… sanıyorum unutamayacağım…

    sağ olun.

    Reply
  33. Sevgi SARIKAYA

    Okurken benim de dudaklarım kurudu, gözlerim ıslandı… O amcanın yanlızlığı içime işledi…
    "Yalnızlık büyük bir yara"
    Öğrendim ki…
    Her yarayı saran zaman değil, sevgidir…
    Yaşlı karı koca…
    Kanepenin bir tarafı tamamen kırık…
    Kırık kanepenin sağlam tarafına oturabilecek kadar ve bunu hiç dert etmeyecek kadar büyük olur sevgimiz… Dilerim ki; böyle büyük sevgiler hepimizi bulur…
    Öğrendim ki…
    Bazen tek ihtiyacımız olan bir el ve bizi anlayacak bir yürektir…

    Yüreğine sağlık Tahir ÖZGÜR.

    Reply
  34. Tahir ÖZGÜR

    Bütün Dostlara…
    Yazdığım yazıya, çektiğim fotoğraflara anlam yükleyen herkese sonsuz teşekkürler…
    Sözleriniz onur ve gurur vermiştir..
    Saygıyla..

    Reply
  35. hanife kayar

    Fotograf cekimlerinden fazla anladigimi soyleyemem, hic ilgilenmedim malesef. Bu yuzdende fotograflariniza dahil teknik bir yorum yapamam, cunku bu konuda hic bir bilgim yok…
    Yinede izin verirseniz bir seyler soylemek istiyorum, bir cok fotografinizi gordum hepsinin kendine ozgun ayri ayri hikayesi var ve hepside birbirinden ozel ve guzel…..Fotograflarinizda sadece goruntu yok cunku bakinca insani surukleyip alip bilinmedik yerlere goturen sahane fotograflariniz var…
    Insanin en derinine icine dokunuyorsunuz adeta, her kareniz insana yeni bir sey ogretiyor, bazen sevmenin ne oldugunu, bazen aglamanin, bazen acinin, ve bazende sukretmeyi, en sonuncusunu ozellikle uzerine basarak belirtmek istiyorum, ''YASAMAK'' diye adlandirdiginiz fotografiniz bunun en guzel ornegi, tek kelimeyle muhtesem bir fotograf..
    Tahir bey siz goruneni bilineni degil goremediklerimizi bilmek istemediklerimizi bize gosteriyorsunuz, fotograflariniz sizin diliniz, anlatamadiklariz ve kalbiniz kisaca sizin ruhunuz ve bence siz yasadiginiz dunyayi yasanacak bir yer haline getirebilecek kadar guclu bir ruha sahipsiniz, fotograflariniz sizin gozleriniz bazilarininsa goremedikleri, benimse gormek istediklerim….

    Ellerinize ve yureginize saglik, sonsuz saygilarimla……
    SON BIRSEY DAHA BENIM ''HAYALLERIM KOYUMDEN COK UZAKLARDA'' DEGILDI BEN COK UZAKLARDA ARADIM, SIMDIYSE HAYALIM KOYUM OLDU….!!!!

    Reply
  36. Tahir ÖZGÜR

    Ne de güzel anlatmışsınız benim yapmak istediklerimi ama bir türlü anlatmayı beceremediklerimi…
    İkinizinde yüreğine sağlık… Çok çok teşekkür ederim…
    Bütün dostlar, yazıma yorum yaparak bana onur veren bütün dostlar çok çok teşekkürler…

    Reply
  37. Mikdat Besni

    Hikayeleri okuyunca etkilenmemek mümkün mü?…
    Kırık kanepenin hikayesi kadar, pozitif bir başka hikaye var mı?…
    Düşünür "Neyin olduğu hiç önemli değil, neyle yetindiğin önemli" demiş.
    Bu değerli sözün anlamı şüphesiz çok derin ve etkileyici. Ama kaç kişiye ulaşmıştır acaba?
    Ya kırık kanepenin fotoğrafı?…
    Bu sözden daha fazlasını anlatmıyor mu?
    Hem anlatıyor, hemde görsel olarak insanın beynine işliyor.
    Peki bu fotoğrafın ikinci hikayesine ne demeli?…
    Eve asıp tekrar tekrar mutluluk için ne gerektiğini hatırlamak…
    Bu hikaye çok daha güçlü.
    Gören gözünüze sağlık üstadım.
    Siz göstermeye devam edin, görmeye ihtiyacımız var…

    Reply
  38. AHMET ÖZHAN

    Çalışmalarınıza göz attıkça hayranlığım gittikçe artıyor.Sadece tebrik ediyorum sizi,bu içten gelen bir tebrik,hiç gelmediği kadar..Belki bir 10 yıl sonra sizin kadar başarılı bir fotoğrafçı olabilir miyim?Fikri hoşuma gitti,saygılar..

    Reply
  39. Yaşar YARIMOĞLU

    Bir fabrika işçisinin, " Yarınlara haykırışını" kareye sığdırmak istiyorum…
    Kahramanmaraş'ta Bakırcılar Çarşısı ve Büyük Sır Köyü'nde, Kastamonu Abana'da, İnebolu'da, Rize'nin Hemsin'inde, Levent Köyü'nde, Antakya'nın Samandağı'nda, Kırıkhan'ında Mersin'in Mut'unda, Zeyve'sinde, Karaman'ın Yeşildirek'in de, Ereğli'nin Meke'sinde hep öykülerin peşinde koşuyorum…
    Fotoğraf ile öyküler anlatabilir miyim?
    Bilmem…Ama en azından onun için çabalıyorum…
    Tahir ÖZGÜR

    Büyük bir heyacanla okudum sitenizdeki hikayenizi… ama son bölümde yıkıldım adeta :) bir gazeteci olarak Meke Gölü konusunda daha duyarlı ve titiz davranmanızı beklerdim. "Konya'nın Mekesinde" deseniz inanın olabilir derdim ama Meke Gölü Konya'nın Ereğli ilçesinde değil Karapınar ilçesindedir. Ha bu titizlik sana nerden bulaştı derseniz :) ben bir Karapınar'lıyım…
    Fotoğrafı ve fotoğrafçılığı sizin gibi üstadların yüzünden sever oldum. Duygularınız benimde duygularımdır. Başarınızdan dolayı sizi tekrar tebrik ediyorum ve bu başarıdan dolayı sitenizin daha çok ziyaretçi alacağını düşünürsek bahsettiğim düzeltmeyi yapacağınız umuduyla selamlarımı iletiyorum…

    Reply
  40. Nayil Kabak

    Merhaba Tahir Bey,Yüreği güzel insan;
    Bir fotoğraf bin düşünce,
    bir düşünce bin güzellik,
    ömür saniyeden kısaca,
    bir saniyeden kısaca bir düş yaşamımız…
    hatırımıza getirdiğim geçen yaşamımız hep mutlu günler kareleri olsun,
    kare dedimde aklıma geldi,
    fotoğraf olmasaymış
    yaşamadan gidecekmişim ben…
    her saniye çok güzel kare yaşamım…
    fotoğrafla birlikde beraberiz ikimizde çok güzel yaşıyoruz ikimizde…
    Nayil Kabak
    YÜREĞİNLE GÖR NE GÖRECEKSEN
    SEVGİLER HİÇ EKSİLMESİN

    Reply
  41. neriman kaftancıoğlu

    Merhaba sevgili dost Tahir Özgür, senin Eller'in ve başka başka aklımdan çıkmayan fotografların ve onların altlarında ki o güzelim kısa ama uzun anlatan öyküler. Fotograf; kısa yada uzun yazdırabiliyorsa, fotograf; bir an insanı yaşadığı andan koparıp başka başka yerlere görürebiliyorsa, sorgulatabiliyorsa, düşündürebiliyorsa, fotograf; bir damla gözyaşı olup yanaklarınızı öpüyorsa yada dudaklarımızın kenarında şirin bir tebessüm bırakabiliyorsa ve fotograf seninle konuşuyorsa ve diyorsa ki Tahir usta bak ……….

    Duymasını bilipte bakan; baktıklarını görebilen ve gördüklerini söyleyebilen ve fotograflayarak anlatabilen dosta selam olsun…

    Fotograf altlarındaki öykülerde buluşabilen dostluklara…. sevgilerim ve selamlarımla….

    Reply
  42. Elif Yılmaz Özdemir

    yıllar sonra, yeniden..
    yine aynı işyerimde..
    yine aynı yazınla..
    yine gözlerimde damlalar..

    NE GÜZEL SENİ TANIMAK..
    KEŞKE ASIRLARCA KALABİLSEN BU DÜNYADA VE SESSİZLİKLERE GÖMÜLMÜŞLÜKLERİN DİLİ OLMAYA DEVAM EDEBİLSEN..

    YÜREĞİNİN YÜREĞİNE SAĞLIK..

    Reply
  43. Hasibe Türkoğlu

    60 yaşında ve 40 senedir amatör olarak fotoğraf çeken biri olarak profosyonelliği bırakıp amatör ruhla fotoğraflarınızı konuşturmaya başlamışsınız derim. Yaş ilerledikçe hayata bakış açısı değişiyor insanın çektiği kadar çekemedikleri de aklında kalıyor. Bir bayram günü bayramlıklarıyla otobüsün koltuğunda elinde topladığı papatyalarıyla uyuyakalmış kız çocuğunu çekemediğime yıllardır hayıflanırım. Fotoğraf makinamın her göz kırptığımda gördüğüm kareleri kayıt etmesini isterim ama henüz teknik o noktaya gelmedi.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


5 × sekiz =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>