Burak Doğansoysal : Manyas Kuş Cenneti



MANYAS KUŞ CENNETİ




Adını duyduğum yıllarda ne kuşlarla ne de fotoğrafla ilgileniyordum. Yine de adıyla beni çeken, büyülü bir ortam hissi yaratan bu yeri görmek için büyük bir istek vardı içimde. İstanbul’da yatılı okuduğum yıllarda hafta sonları Bursa’ya gelir, haftanın yorgunluğunu ailemin yanında atardım. Bu hafta sonlarından birinde, bir cumartesi babam işten erken gelip “Haydi, Manyas Kuş Cenneti’ne gidiyoruz” deyince inanılmaz heyecanlandım ve hemen hazırlanıp dışarı çıktım.




Üreme platformlarında pelikanlar




Yaklaşık 2 saatlik bir yolculuğun ardından vardık Manyas’a ve aracımızı park edip milli parkın kapısından girdik. Uzaktan gelen belli belirsiz sesler vardı ama burası ne cennete benziyordu ne de henüz bir kuş görmüştük. Park giriş ücretlerimizi ödeyip milli park görevlileri tarafından verilen dürbünleri boynumuza taktıktan sonra gözlem kulesine doğru yürüdük. Tahta kuleyi tırmanıp en üstteki gözlem bölümüne ulaşınca dürbünüm ile çok uzaklarda kurulmuş platformların üstünde oturan ve çılgınca bağıran beyaz kalabalığı fark ettim.




Üreme kolonisinde karabataklar




Sonradan ak pelikan olduklarını öğrendiğim bu beyaz kuşlar beni etkilemeyi başaramamıştı ve yıllardır kafamda canlandırdığım “Kuş Cenneti” imajı yerle bir olmak üzereydi. Yaklaşık yarım saat süren “sıkıcı” gözlemden sonra milli parkın bahçesinde biraz oturup eve geri döndük. Annem nasıl geçtiğini sorduğunda yanlış hatırlamıyorsam “Eeeh” diye cevap verdim. Bu geziden yaklaşık 12-13 yıl sonra Manyas Gölü ve Milli Parkı’nın hayatta en sevdiğim yerlerden biri olacağını tabi ki bilemezdim.




Arıkuşu




2004 yılıydı, yatılılık günleri sona ereli 10 sene olmuş, üniversite bitmiş ve çalışmaya başlamıştım. Lisedeyken ilgilendiğim fotoğraf hobime geri dönmüştüm ve artık tatillerimi, hafta sonlarımı fotoğraf çekerek geçiriyordum. İş için gittiğim Afrika seyahatlerinden birinde toplantı sonrası 2-3 günlük bir tatil amacıyla çıktığım safaride ise hayatım değişti. Tek başıma olduğum için beni içinde 75 yaş ortalamalı 6 İsviçrelinin olduğu bir araca verdiler. Önümüzdeki 3 günü hem arazide hem de konakladığımız tesiste birlikte geçireceğim bu sıcakkanlı insanlarla hemen kaynaştık. Rehber özellikle ilgilendiğiniz bir şey var mı diye sorduğunda leopar demeye niyetlendim ama hem yaşlarına saygımdan hem de çoğunluk olmalarından ilk sözü İsviçreli dostlarıma verdim. Kuş görmek istiyoruz dediklerinde başımdan aşağı kaynar sular aktı ve rehberimiz Lawrance “haydi o zaman, gidelim” deyince Afrika’ya gelip karga ve serçe peşinde koşacak olmanın verdiği hayal kırıklığı ile biraz keyfim kaçtı.




Gribalıkçıl




Yanıldığımı anlamam çok uzun sürmedi. Karga gibi ses çıkartan bir kuş duyarak durduk ve Lawrance hemen elindeki kalın kitabın bir sayfasını açtı ve bana uzatarak parmağıyla “öten kuş bu, haydi bulalım onu” dedi. Gözlerime inanamıyordum; gösterdiği kuş hayatta gördüğüm en güzel şeylerden biriydi. Pembe ve mavinin her tonuna sahip bu kuşu bir ağacın dalına tünemiş çığlık çığlığa öterken bulduk. Hayranlık ve heyecandan fotoğrafını çekmeyi akıl edemediğim bu muhteşem kuşu seyahatimiz boyunca birbirinden güzel yüzlerce tür kuş izledi. Daha önce benim için karga, serçe ve martıdan ibaret olan kuş dünyası tamamen şekil değiştirmiş, hayranlığım ve şaşkınlığım öylesine büyük olmuştu ki seyahatimin kalanında gördüğüm aslanlar ve leoparlar ile yeterince ilgilenememiştim.




Halkalı küçük cılıbıt




Türkiye’ye döndüğümde hala Afrika’daki kuşları düşünüyor, keşke bizim ülkemizde de karga ve serçeden başka kuş olsa diyordum. Döndükten bir hafta sonra geldiğim İzmir Atatürk Organize Sanayi bölgesindeki işim erken bitince gelirken yolda gördüğüm kuş cenneti tabelasından girdim ve burada müthiş bir keşif yaptım: Afrika’da gördüğüm flamingolardan burada da vardı. Etraflarında da bugüne kadar hiç görmediğim beyaz, gri, siyah birçok farklı kuş türü dolaşıyordu. Gözlerime inanamadım ve bu kuşları keşfetmiş olmanın verdiği heyecanla yüzlerce fotoğraf çektim. Türkiye’de keşfettiğim bu muhteşem kuşlar bilim camiasında çığır açacak diye düşünüyordum.




Gökkuzgun




Ertesi gün İstanbul’a döndüğümde internetten bulduğum sayfaları okurken hayretim katlanarak artıyordu. O kuşların orada olduğu zaten bilindiği gibi bir de Türkiye’de irili ufaklı 450 civarında kuş türü varmış! Keşfettiğim kuşların zaten keşfedilmiş olmasına biraz üzüldüm ama o hafta sonu hemen Manyas Kuş Cenneti’nin yolunu tuttum ve kuş fotoğrafçılığı serüvenim böylece başlamış oldu.




Arıkuşu




Manyas Gölü’ne yaptığım o seyahatin ardından bu göl ve kuzeydoğu köşesinde yer alan milli park yaban hayat tutkumun ve kuş sevgimin ayrılmaz parçalarından biri oldu. İstanbul’dan gelen feribotların yanaştığı Bandırma feribot iskelesine 16 km uzaklığı, Bursa’ya 98 km uzaklığı Manyas’ın kolay ulaşılabilir bir yer olmasını sağladığı için yıllar içerisinde düzenli olarak gitme fırsatı yakaladım. Artık her ay en az bir kere ziyaret ettiğim, göl civarında yaşayan yüzlerce tür kuşun fotoğrafını çektiğim, moralim bozuk olduğunda gidip kuş seslerini dinlediğim ve saatlerce kamuflaj altında beklediğim bir yer olmuştu Manyas benim için.




Tepeli toygar




Balıkesir’in Manyas ilçesinde yer alan Manyas Gölü, barındırdığı kuş türleri ile Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından ve göç yolundaki kuşlar için hayati duraklardan bir tanesi. 1938 yılında Alman bilim insanı Prof. Curt Kosswig tarafından tesadüfen keşfedilen kuş cenneti bugün dünya çapında tanınan, her sene 67 ülkeden 80 bin civarı ziyaretçinin uğradığı bir park. Her sene yaklaşık 2 milyon kuşun gelip geçtiği, 66 farklı tür kuşun ürediği Manyas Gölü görmesi çok zor olsa da memeliler açısından da zengin bir bölge. Yaban domuzu, çakal, tilki, yaban kedisi Manyas civarında görülebilecek türler.




Uzunbacak




Göl ve milli park ile ilgili belki de en çarpıcı özellikle pelikanlar için yapılmış üreme platformları. 1950′li yıllarda Tansu Gürpınar Hoca’nın üstün gayretleriyle oluşturulan proje dünyada eşi benzeri olmayan, son derece başarılı bir doğa koruma projesidir. Bugün gölün su kaynağı olarak hoyratça kullanılmasına rağmen platformlar pelikanların neslini devam ettirebilmesi nispeten iyi bir koruma sağlamaktadır.




Tepeli pelikan




Manyas Kuş Cenneti’ni gerçek anlamda anlamak ve hissetmek için fotoğraflarına bakmak yetmez; orada olup çığlık çığlığa bağıran pelikanların, balıkçılların ve karabatakların seslerini dinlemek, çamurla karışık gölün kokusunu içimize çekmek ve mutlaka elimize dürbünü ya da fotoğraf makinelerimizi alıp gölün asıl sahiplerinin büyüleyici hayatlarını seyretmek gerek. Bu saydıklarımı bir kez yaptığınızda göl ve kuşları sizi de büyüleyecek ve Manyas civarında görüşeceğiz demektir”¦




Burak DOĞANSOYSAL
www.dogansoysal.com



Sığır balıkçılı




Çeltikçi




Alaca balıkçıl




Karabatak




Kaşıkçı




Şahin




Sakarmeke











Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Burak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş CennetiBurak Doğansoysal : Manyas Kuş Cenneti

Burak Doğansoysal : Manyas Kuş Cenneti” üzerine bir düşünce

  1. Cavit Bilen

    Manyas Kuş Cennetine Alkım ile bir çekim nedeni ile gitmiştik yıllar önce. Oraya istek üzerine birde büfe inşa etmiştik gelenler su ve yemek ihtiyaçlarını giderebilsinler diye. Duvarlarda asılı hiçbiri ülkemize ait olmayan fotoğraflar hiç aklımdan çıkmadı, dilerim artık onlar değiştirilmiştir. Çok değerli bir bölge bilgisi bu fotoğraflarla bütünleşmiş. Tebrik ederim. Sevgilerimle

    Reply
  2. ferrah çakır

    Burak Bey ben Kuş Cenneti Milli Park Mühendisi Ferrah Çakır
    Fotoğraflarınız ve Milli Parkla ilgili yorumlarınız bizim için çok değerli.Milli Parka bırakmış olduğunuz fotoğraflar müzemizin duvarlarında asılı .Birdahaki ziyaretinizde göle ulaşım anlamında (kayık) yardımcı olabilirim.Milli Parka ve kuşlara ilginizin daim olmasını dilerim

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


sekiz + 4 =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>