Andreas Weinand : Büyük Gençlik



For English: Please Scroll Down and Read the Page ↓



BÜYÜK GENÇLİK, Kendini Bulmak


COLOSSAL YOUTH, Finding Oneself


Andreas WEINAND



Fotoritim için Andreas Weinand ile Röportaj





Baybars Sağlamtimur : Sevgili Andreas herşeyden önce çalışmalarını bizimle paylaştığın için teşekkür ederiz. Andreas Weinand kimdir, bize biraz bilgi verebilir misin?



Andreas Weinand : Fotoğraflarımla ilgilendiğiniz için çok teşekkür ederim. Benim için büyük bir zevk.



Ben bağımsız bir fotoğrafçıyım. 1958 Rheine / Westfalen, Almanya’da doğdum. 1978’de Düsseldorf’ta liseyi bitirdim. Sonrasında kişisel ilgi alanlarıma yönelmeye karar verdim ve 1980’de GHS (Folkwang), Essen’de fotoğraf okumaya başladım. On yıllık yoğun fotoğraf eğitimi boyunca fotoğrafın olabilirliklerini araştırdım ve üzerinde çalıştım. 1986’dan beri Essen’de yaşamaktaydım. Şimdilerde, eşimle birlikte Berlin’e taşınıyoruz. Medya ve sanat ortamları arasında, sözleşmeli ve bağımsız çalışmalarımla sanatsal belgesel fotoğraf çalışmalarımı geliştirdim.




Baybars Sağlamtimur : Web sitenizde, fotoğrafınızın temelde kişisel kimliklerin incelenmesi ile ilintili olduğunu belitmişsiniz ve bunları tekil ve panaromik seriler olarak yayınlamışsınız. Neden böyle bir sunum yöntemi seçtiniz?



Andreas Weinand : Ben fotoğraf çekmeyi bir süreç olarak görüyorum. Bir fotoğraf diğerini takip eder. Gözlerimi kapıyor ve sezgilerimi takip ediyorum.



Her bir fotoğraf bir insana, manzaraya veya bir duruma yönelik olası tek yaklaşımdır. Sunum biçimi, ister bir sergide, isterse bir kitapta; tekil fotoğraflar arasında birleştirici bir bağ yaratarak, çok sayıda fotoğrafı düzenleme imkanı sunabilir.




Baybars Sağlamtimur : Fotoğraf stiliniz ‘şipşak’ tarzını anımsatıyor. Bu stilde başarılı fotoğraflara rastlamak çok da kolay değil ve ben sizin bu konuda çok başarılı olduğunuzu düşünüyorum. Fotoğraflarınızda, ister insanları isterse bir demet çiçeği çekmiş olun aynı etkiyi alıyorum. Hepsinin özel ve eşsiz bir ruhu var. Serilerinize bakarken bu kolayca hissediliyor.


Fotoğrafik stilinizi ve serilerin konularını neye göre seçtiğinizi anlatır mısınız?



Andreas Weinand : Evet, size “çekim yapmak” kelimesi dışında tümüyle katılıyorum. Bana göre “bu” fotoğraf çekmek. Bu insanlara ve objelere çok duyarlı bir yaklaşım. Duruma göre ve çok net hareket etmeme rağmen, bir insana baktığımın ve bu insanın çok özelini izlediğimin farkındayım. Konunun içine çok fazla dahil olmak ya da çok kritik bir görüntüyü kaçırmak gibi bir risk ve gerilim her zaman var. Bir dengeyi yakalamak zorundayım.




Belli bir görüntüyü anımsatan fotoğraflar çekmeyi hedefliyorum. Bu göründüğü kadar kolay bir şey değil. Karşımda gördüğüm şeyi fotoğraf makinemin içine almaya çalışıyorum. Sonuç, kişisel bir algı gibi görünmesi gereken bir imge. Bu hem teknik ve psikolojik bir birikim, hem de ne yaptığını biliyor olmayı gerektiriyor.



Ben fotoğraf stilimi “kişisel bakışı olan düz fotoğraf” olarak tanımlıyorum. Konularım zamanla gelişiyor. Bazılarının özünde otobiyografik kökler, bazılarında ise ortak çalışmalar veya ticari işler var. Benim süregelen “hayatta neyin önemi olduğu” na dair fikirlerim sonucu, belli konular, başlıklar ortaya çıkıyor. En çok ilgimi ne çekiyorsa ve ne için enerjimi ve zamanımı kullanmaya istekliysem ona odaklanıyorum.




Baybars Sağlamtimur : İnternet sitenizde en çok Clossal Youth – Büyük Gençlik ve Reflecting Oneself – Kendini Yansıtmak serilerini beğendim. Bu ikisi benim en beğendiklerim. Sizin favorileriniz hangi seriler?



Andreas Weinand : Her ikisi de benim için çok önemli. Yakın bir ilişki var. “Clossal Youth” serisini fotoğraflarken, sanatsal fotoğraflar için diğer insanların özelini istismar eden kendimi, bir fotoğrafçı olarak durduğum yeri düşünmemi sağladı. İçimde ahlaki bir çatışmaya neden oldu. Ve böylece ben de gözlemci kamerayı, kendi mahremiyetimi açmak için -yani ne ölçüde istekli olduğumu keşfetmek için- kendime çevirdim. Kendi kimliğimi araştırmak istedim. Artk hayatımdaki bu dönem bittiği ve değiştiği için çok mutluyum.




Acker Arable Land” gerçekten de önemli bir proje. Çok kişisel olduğu gibi, aynı zamanda küresel bir önemi de var. Doğaya karşı insan ilişkilerini yansıtıyor. “Portreler”i de çok seviyorum.




Baybars Sağlamtimur : Fotoğraflarınızı ilk gördüğümde, fotoğraf makinenizin formatını merak etmiştim. 35mm veya 6X6 değil. Hangi tip makine kullanıyorsunuz ve neden?



Andreas Weinand : Çoğunlukla Makina 6×7 marka fotoğraf makinesi ve negatif film kullandım. Tüm baskıları karanlık odada kendim hazırladım.



Makina’yı indirekt flaş ile kullanmak çok eğlenceli. Fotoğraf çektiğinizi gizlemenin yolu yok. O zaman bu şekilde fotoğraf çekmekten hoşlanıyordum. Artık, uygun ışıkta çekiyorum ve zaman zaman üçayak kullanıyorum.




Baybars Sağlamtimur : Atölyeler hazırlıyor ve kimi zaman konferanslar veriyorsunuz. Bu bana bilgiyi paylaşmaktan hoşlandığınız fikrini veriyor. Bunun altında yatan sebep nedir?



Andreas Weinand : İnsanlarla iletişim içinde olmayı seviyorum. Paylaşacak önemli tecrübeler biriktirdim ve ilgili öğrenci grupları ile fotoğraf üzerine konuşarak stratejiler geliştirmek çok keyifli.




Baybars Sağlamtimur : Pepperoni Yayınları tarafından basılmış “Büyük Gençlik” isimli kitabınız var. Bize bu kitaptaki fotoğraflar ve kitaba dair biraz bilgi verebilir misiniz?



Andreas Weinand : Otobiyografik köklerimi takip ederek “gençlik” teması üzerine yoğunlaştım ve 1988-1990 yılları arasında “Clossal Youth – Büyük Gençlik”i gerçekleştirdim.



Fotoğrafladığım insanların hayat felsefeleri bana, bir şekilde genç bir bireyken kendi felsefemi hatırlattı. Bu gençliğin gücünün manifestosu. Bu güç içinde gençliğin çığlığı.



COLOSSAL YOUTH 25book’dan sipariş edilebilir: >>>




Baybars Sağlamtimur : En çok beğendiğiniz sanatçılar kimler? İlgi alanlarınız neler ve en çok hangi tür müzik dinlersiniz?



Andreas Weinand : Sanatın tümünü seviyorum. Bana ilham veren çok fazla sanatçı var, sadece birkaç tanesinin ismini söylemeyi haksızlık olarak görüyorum. Ama, Jan van Eyk’ın “Man in a Red Turban – Kırmızı Türbanlı Adam”I en beğendiğim portrelerden biri. Fotoğrafçı olarak Diane Arbus bana çok ilham veriyor. 1982’de Garry Winogrand’ın Folkwangschool’da bir konferansını dinlemiştim, bu gözlerimi çatı. 80’lerin başında hafta 4 kez sinemaya giderdim. Bunun da çok önemi var. Son oniki yıldır modern dans ve performnas sanatlarına odaklandım. Her çeşit müzği dinlerim”¦




Baybars Sağlamtimur : Halihazırda devam ettiğiniz veya gelecek projeler söz konusu mu?



Andreas Weinand : Şu anki projem Berlin’e taşınmamız. Son 21 yıla ait her şeyi kutulara doldurmak. Hayatı yeniden kurmak ve gelecek için hazırlıklar yapmak. En önemli projem ise annem. Yedi yıldır yoğun bir şekilde fotoğraflarını çekiyorum. Annem bana bakıyor. Ve elbette portreler.




Baybars Sağlamtimur : Herhangi bir Türk fotoğrafçı veya sanatçı tanıyor musunuz veya karşılaştınız mı?



Andreas Weinand : Ara Güler’in çalışmalarını biliyorum. Sinema filmleri gördüm ancak yönetmenlerin isimlerini hatırlamıyorum. Yoğun filmlerdi.



“Yol” ismini hala hatırlıyorum. Tabi ki Fatih Akın filmlerini biliyorum. Türkiye’de hiç bulunmadım ancak istek listemin başında geliyor.




Baybars Sağlamtimur : Fotoğraflarınız izlemekten büyük zevk aldım. Bana doğru zamanda, doğru yerde ve ve doğru şekilde çekildiği izlenimini verdiler”¦ Atmosferi sezinledim, hissettim ve hatta kokladım”¦ Çok yakın, çok kişisel -hatta kamera benim elimdeymiş gibi- çünkü fotoğrafladığınız insanların çoğu sanki siz orada yokmuşsunuz gibi doğal, sıcak ve samimiler”¦



Bu söyleşi için çok teşekkür ederim ve başarılar dilerim.




Andreas Weinand : Fotoğraflarımla ilgili bu güzel sözleriniz için ben teşekkür ederim. Onlar ne yapmak istediğimi çok güzel anlatıyorlar. Ben de size başarılar diliyorum.




İngilizce Röportaj Metni: Baybars SAĞLAMTİMUR


Türkçe Çeviri : Şebnem AYKOL






Interview with Andreas Weinand for Fotoritim



Baybars Saglamtimur: Dear Andreas first of all thank you for sharing your works with us. Can you please give us some information, who is Andreas Weinand?



Andreas Weinand: Thank you very much for your interest in my photography. It is a pleasure for me.



I am an independent photographer. Born in 1958 in Rheine / Westfalen, Germany. In 1978 I finished gymnasium in Düsseldorf. After that I decided to follow my personal interests and started to study photography at the GHS ( Folkwang ) Essen in 1980. Over the course of ten years I intensively explored the possibilities of photography and examined in 1990. Since 1986 I was living in Essen. Just now my wife and I are moving to Berlin. I have developed my artistic documentary photography in tension between commissioned and independent productions in the contexts of media and art.




Baybars Sağlamtimur : You state that (at your web site) your photography is primarily engaged in the research of personal identities.



And you publish them as singular or panoramic series. Why do you choose this presentation method?



Andreas Weinand: I understand taking photographs as a process. One image follows the other. I open my mind and follow my intuition.



Each image is one possible approach towards a person, a landscape or a situation. The presentation, may it be an exhibition or book, offers the possibility to arrange several images in order to create an associative tension between these single images. The sequenced presentation conveys a more complex understanding of reality.




Baybars Sağlamtimur : Your photographic style reminded me “snapshots”. It is not easy to come across successful images for this “style” and I believe that you are very successful in this area. Your images carries the nearly the same resonance -even if you shoot people or just a bunch of flowers- this resonance (or feeling) is the same (in my opinion). Each of them have a special, unique soul. While looking at your series one can easily sense this…



How do you describe your photographic style and the way of choosing the series topics?



Andreas Weinand: Yes, I absolutely agree with you, except your use of the word “shoot”. For me it is “taking photographs”. This is a very sensitive approach towards people and objects. Although I have to act very straight and situational I am aware that I look at a person and I watch this person in a very intimate way. There is always this tension and the risk of either going too far or missing an intensive image. I have to find my balance.



I aim to take photographs that resemble a certain VIEW. That probably sounds easy but it is not. I have to put “into the camera” what I see in front of me. The result is supposed to be an image that acts as a personal view. This requires some practice in both, technical and psychological experience and an understanding about what I am doing.




I call my photography “straight photography with a personal view”. My topics develop by time. Some of them have an autobiographic origin others are the result of a cooperation or commission. Based on my ongoing reflections on “what is important in life”, certain topics emerge. I focus on what really interests me and for what I am willing to invest time and energy.




Baybars Sağlamtimur : At your web site I like the Colossal Youth and Reflecting Oneself series the most. They are my top 2. Which series are your favorites?



Andreas Weinand: Both are very important for me. There is a close correspondence. Photographing COLOSSAL YOUTH made me think about my position as a photographer utilizing the privacy of other people in order to formulate artistic images. That caused a moral conflict for me. So I turned the observing camera on myself to find out how far I was willing to show my own intimacy. I wanted to explore my own identity. By now I am happy that this period of life has passed and changed.



ACKER ARABLE LAND is a real core project. Very personal and at the same time of global impact. It reflects on the human relationship to nature. The PORTRAITS I also like very much.




Baybars Sağlamtimur : When I first came across your photos I was curious about your camera format. It is not a 35mm or 6×6. What type of camera do you use and why?



Andreas Weinand: I mostly photographed with the Makina 6×7 using negative film. I did all my prints in the darkroom by myself.



Using the Makina with a bounce flash is quite fun. You cannot hide that you are taking photographs. At that time I enjoyed photographing that way. Nowadays I prefer to photograph with available light and using the tripod from time to time.




Baybars Sağlamtimur : You are making workshops and giving lectures time to time… It reminds me that you like to share your knowledge. What is the force behind this?



Andreas Weinand: I enjoy to communicate with people. I have accumulated a profound experience to share and it is great to develop strategies to speak about images in a group of engaged students.




Baybars Sağlamtimur : You have a book “Colossal Youth” published from Peperoni Books. Can you please give us some information about the idea of the images and book?



Andreas Weinand: Following autobiographical roots I focused on the theme of “youth” and realized COLOSSAL YOUTH from 1988 – 1990.



The philosophy of life held by the people I photographed reminded me in a way of my own philosophy as a young person. It is a manifestation of the power of youth. This juvenile claim for omnipotence.



COLOSSAL YOUTH can be ordered at 25books : >>>




Baybars Sağlamtimur : Who are your favorite artists? What are your personal interests and what type of music do you listen the most?



Andreas Weinand: I love art in general. There are so many artists that inspire me that I consider it quite unfair to mention only a few. But, Jan van Eyk’s “Man in a Red Turban” is one of my favorite portraits. In photography Diane Arbus inspired me a lot. I witnessed Garry Winogrand’s lecture at the Folkwangschool in 1982. That opened my eyes. In the early 80′s I attended movies four times a week. That was a magnificent impact. The last twelve years I focused on contemporary dance and performing arts. I listen to all kinds of music. ”¦




Baybars Sağlamtimur : Do you have any currently involving or future projects?



Andreas Weinand: My current project is our move to Berlin. Packing all the stuff from the last 21 years in boxes. Restructure life and plant seeds for the future. One core project is my mother. I have photographed her intensively for 7 years. My mother looking at me. And, of course, the portraits.




Baybars Sağlamtimur : Do you know/meet with any Turkish photographers and/or artists?



Andreas Weinand: I know the work of Ara Güler. I have seen films but I do not remember the names of the directors. Heavy films.



I still remember the name “Yol”. And, of course, I know the films of Fatih Akin. I have not been to Turkey yet, but Istanbul is on top of my wish list.




Baybars Sağlamtimur : I really enjoy watching your photographs. They give me the feeling of being there, right in that situation and in that time… I can sense the atmosphere, I can feel them, even smell them… They are very close, personal and seems that I am there with the camera -because most of the people you photograph seems that they are nor aware of (or care for) you, all natural, warm and intimate…



Thank you very much for this interview and wishing you success!



Andreas Weinand: Thank you very much for your touching words about my photographs. They very well describe what I aim to express. I also wish you lots of success!





www.andreasweinand.de







Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Andreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük GençlikAndreas Weinand : Büyük Gençlik

Andreas Weinand : Büyük Gençlik” üzerine bir düşünce

  1. Toros Abahuni

    Çağımızın nasıl bir orta çağa döndüğünün ve gençliğinde nasıl çürüdüğünun bir belgeseli olmuş. Başlık ise oldukça ironik .Büyük gençlik ve kendini bulmak, karelerin yansıttıklarıyla tam bir dialektik çelişki sergiliyor.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


× 7 = kırk iki

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>