Aylık arşivler: Nisan 2011

Ali Alışır Fotoğraf Sergisi : Sanal Mekanlar



Sanal Mekanlar / Ali Alışır



Dijital Fotoğrafın sıra dışı ismi Ali Alışır, 2009 yılında açtığı “Sanal Bedenler” sergisinden sonra bu kez “Sanal Mekanlar” fotoğraf sergisiyle izleyici karşısında. Dünyaca ünlü sanatçıların karma sergisi ile ilk kez kapılarını açan sanat galerisi Art ON, sanat galerisi 28 Nisan – 28 Mayıs tarihleri arasında Ali Alışır’ın ‘Sanal Mekanlar’ sergisine ev sahipliği yapıyor.




Ali Alışır, 2004 yılında başladığı dijital fotoğraf çalışmaları ile günümüz çağdaş sanatına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Ali Alışır’ın ‘SanalMekanlar’ projesi dünyanın önemli sayılabilecek tarihi mekanlarının fotoğraflarını kapsıyor. Ortaçağ ve Rönesans’tan günümüze insanların yaşadığı, çalıştığı, sosyal ortamını paylaştığı, ticaret yaptığı yada ibadet ettiği mekanları günümüz fotoğraf anlayışıyla tekrar yorumluyor. Bu yorumu günümüzün hızlı bilgi akışını ve iletişimini sağlayan ağ temsilleri ve ara yüzlerinin çalışma şekillerini düşünerek biçimlendiriyor. Alışır, bunu uygularken de elektronik devrelerin formundan yararlanıyor. Alışır’ın çalışmalarında vurgulamak istediği,günümüzde fotoğrafın bir algı oyununun parçası değil, bir bilgi bütünü oluşudur. Diğer önemli yönü ise,günümüzde artık bir ‘yer’e gitmek ya da ‘biri’leriyle iletişim kurmak için alışagelmiş zaman ve mekan kavramlarının kullanılmıyor olmasıdır.




http://www.alialisir.com/


http://www.alialisirblog.com/


http://alialisiryazilar.wordpress.com/


http://alialisirphotogallery.wordpress.com/



Açılış : 28 Nisan 18:30 – 21:00


Art ON Gallery


Şair Nedim Cd. No:4 Akaretler 34307 Beşiktaş, İstanbul


P: + 90 212 259 15 43 / +90 212 259 15 46 / F: +90 212 259 15 56


www.art-on.co info@art-on.co


(Galeri Salı – Cumartesi 11:00 – 19:00 Saatleri arasında Gezilebilir)


28 Nisan -28 Mayıs 2011 – Açılış : 28 Nisan 18:30 – 21:00

Ali Alışır Fotoğraf Sergisi : Sanal MekanlarAli Alışır Fotoğraf Sergisi : Sanal MekanlarAli Alışır Fotoğraf Sergisi : Sanal Mekanlar

Dokuz Eylül Üniversitelerarası Amatör Fotoğraf Günleri Başlıyor



DİFOT, SİZİ MOLAYA ÇAĞIRIYOR!




En büyük ortak noktaları fotoğraf olan öğrenciler, farklı yollardan çıkarak molayı İzmir’de verecek. Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Fotoğraf Topluluğu, bu sene de akıllarda kalacak beş günlük bir festival düzenleyerek amatörüyle, profesyoneliyle tüm fotoğraf sever ve fotoğraf ilgililerini bir araya getiriyor. 2-6 Mayıs tarihleri arasında dördüncüsü düzenlenecek olan DAFG (Dokuz Eylül Üniversitelerarası Amatör Fotoğraf Günleri) birçok üniversite fotoğraf topluluğunun yanı sıra Koray Birand, Dilan Bozyel, Engin Güneysu, Erhan Şermet, Sümeyye Su Hasanoğlu’ nu da kadrajına alıyor. Herkesin seyrine açık olacak sergi, slayt gösterileri, söyleşilerin dışında katılımcı topluluklara düzenlenen foto maraton, parti ve Çeşme gezisiyle noktalanacak.






DİFOT Hakkında



1982′den beri faaliyette bulunan DİFOT, yıl içinde temel fotoğraf eğitimlerinden sonra, teorik ve pratik çalışmaları yapmaktadır. Üyelerine aydınlık oda, “KOALA” adını verdikleri karanlık oda ve stüdyo kullanım imkânlarını sunar. Bol bol gezmeyi de ihmal etmeyen topluluk, DAFG öncesi soluğu Olympos’ta alarak doğayla fotoğrafı birleştirmeyi amaçlıyor. 2008 yılında 25′e yakın üniversite fotoğraf topluluğunun katılımıyla ilkini gerçekleştirdikleri DAFG ise bugüne kadar Niko Guido, Salih Güler, Mehmet Turgut, Nazif Topçuoğlu, Erdal Kınacı, Birol Üzmez, Ömer Orhun gibi profesyonel fotoğrafçıları ağırlayarak bire bir bilgi paylaşımı imkânı sunmuştur. 2009 Aralık-2010 Nisan ayları arasında düzenlenen “Küçük Parmaklar” projesinde 9-15 yaş arası öğrencilere bire bir fotoğraf eğitmenliği yaparak Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na kaynak yaratmış, sosyal sorumluluk projelerine de destek olmaya başlamışlardır.



Dokuz Eylül Üniversitelerarası Amatör Fotoğraf Günleri Başlıyor

Gülcan Acar Fotoğraf Sergisi : Safranbolu



Karabük Valiliğince turizm haftası nedeniyle düzenlenen etkinlkler kapsamında, 15 Nisan Cuma günü Safranbolu’da açılacak olan Safranbolu konulu fotoğraf sergimin açılışını onurlandırmanızı dilerim.



Sevgi ve saygılarımla..



Gülcan Acar




Sergi açılış tarihi: 15 Nisan 2011 Cuma Saat: 17.30


Yer: Kızıltan Ulukavak Sanat Galerisi Ziraat Bankası Safran Şubesi. Çarşı – Safranbolu / KARABÜK




Not: Sergimiz 1 Mayıs 2011 tarihine kadar gezilebilir.


Gülcan Acar Fotoğraf Sergisi : Safranbolu

TFSF Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu 5.Genel Kurul Toplantısı Yapıldı




TFSF YENİ YÖNETİMİNİ OLUŞTURDU VE MERKEZİNİ ANKARA’YA TAŞIMA KARARI ALDI



Kısa adı TFSF olan Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu 5.Genel Kurul toplantısını 9 Nisan 2011 tarihinde Kocaeli Sanayi Odası Salonu’nda gerçekleştirdi.




30 Mayıs 2003 tarihinde ülkemizdeki fotoğraf sanatı derneklerinin katılımı ile kurulan ve bu güne kadar Özcan Taras başkanlığında ve merkezi Kocaeli olmak üzere faaliyetini sürdüren TFSF, 9 Nisan Cumartesi günü hem yeni yönetimini seçti ve hem de tarihi bir karar alarak genel merkezini başkent Ankara’ya taşıma kararı aldı.



Günboyunca devam eden ve federasyonun çalışmaları ve geleceği doğrultusunda önemli konuların tartışıldığı genel kurul toplantısında, kuruluğundan bu yana genel başkanlığı yürüten Özcan Taras daha önce bir daha aday olmayacağını açıklamıştı. Bu doğrultuda yapılan seçimlerde önceki dönem genel başkan yardımcısı Turgay Bilge (KONFAD) federasyonun yeni dönem genel başkanı oldu.



Fotoğraf dünyasının bu üst kurulunda ayrıca şu kişiler görev aldı.



Enver Şengül (EFOD)


Faruk Tunca (KEFSAD)


Fazlı Öztürk (AFSAD)


Firdevs Sayılan (FOTOGEN)


Önder Turacı (BUFSAD)


Remziye Akçay (İFSAK)


Sami Türkay (FSK)


Selim Aytaç (AFSAD)


Sezgin Güvel (AFAD)


Tayfun Kocaman (İFOD)




MERKEZ ANKARA



Öte yandan kurulduğu günden bu yana Kocaeli’de faaliyetlerini yürüten TFSF, tarihi bir karar alarak genel merkezini başkent Ankara’ya taşıma kararı aldı. Gün geçtikçe yeni derneklerin katılımı ile büyüyüp güçlenen TFSF’nin bu kararı fotoğraf dünyasında önemli bir adım olarak değerlendirildi.

TFSF Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu 5.Genel Kurul Toplantısı YapıldıTFSF Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu 5.Genel Kurul Toplantısı YapıldıTFSF Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu 5.Genel Kurul Toplantısı Yapıldı

Sualtından Halfeti Fotoğraf Sergisi, Yerebatan Sarnıcı’nda




SUALTINDAN HALFETİ” FOTOĞRAF SERGİSİ


YEREBATAN SARNICI 02-30 MAYIS 2011




Halfeti’nin Sualtından Görüntülenme Projesi derneğimiz tarafından 19- 23 Mayıs 2010 tarihlerinde DASK Doğada Görüntü Avcılığı Yarışması hazırlıkları sırasında planlandı. Ağustos 2010 tarihinde su altındaki mevcut yapılara yapılan dalışlarda suyun görüş mesafesinin el verdiği ölçüde fotoğraflama yapılabildi.


Amacımız, su altında kalan tarihi yapıların tamamen yok olmadan fotoğraflanarak belgelenmesidir. Dalış yapılabilen bölgelerdeki yapıların tamamen harap ve midyelerle kaplanmış olduğu gözlemlendi ve çoğunun yok olmasının kaçınılmaz durumda olduğu saptandı.


Artık Halfeti’nin su altında kalan sokaklarında evlerinde, ağaçlarında başka canlılar hayat buluyor. Sualtındaki Halfeti’ye artık yosunlar, balıklar, midyeler ev sahipliği yapıyor.


Barajın oluşturduğu yıkım ve etkileri gözler önüne serdiğimizi düşünerek, kameramızı sanatsal bir katkıyla baraj kıyısında kalan Halfeti’ye de çevirdik. Halkın su ile ilişkisini, gelişmekte olan su sporlarını da belgeledik. Su altı fotoğrafları dernek üyemiz Baybars Sağlamtimur tarafından çekilmiştir.


Sualtından Halfeti Sergisi ilk olarak şu anda ibadete açık olmayan Halfeti Merkez Camisi’nde düzenlendi.


Halfeti Merkez Camisi’nin içi 30-40 cm derinliğinde suyla kaplı olduğundan Kaymakamlık tarafından önce yürüyüş platformları inşa edildi. Cami içi ve karalanmış duvarlar temizlendi. Işıklandırma için elektrik hatları çekilerek, spotlar yerleştirildi. Ayaklı panolar yaptırılarak fotoğraflar bunlara asıldı.


Sergimizin açılışı 2 Eylül 2010 tarihinde bu projeye destek veren Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan tarafından yapıldı.


Başta Halfetililer olmak üzere bölgeye gelen yerli ve yabancı turist grupları tarafından gezildi. Bu mekânda farklı sergiler de artık düzenlenmektedir.


Daha önce Halfeti’de açılan fotoğraf sergimiz, benzer atmosferi olan İstanbul’da Yerebatan Sarnıcı’nda, 02-30 Mayıs 2011 tarihleri arasında açılacaktır. Sergi açılışında 10 dakikalık “projeksiyonla fotoğraf gösterimi” yapılacaktır.


02 Mayıs 2011 tarihinde saat: 18:30’da “SUALTINDAN HALFETİ” Sergi Açılışımızı onurlandırmanız dileğiyle.

Sualtından Halfeti Fotoğraf Sergisi, Yerebatan Sarnıcı'nda

TÜRKSOY Fotoğrafçılar Buluşması Fotoğraf Kataloğu Yayınlandı



Rusya Federasyonu Başkurdistan Özerk Türk Cumhuriyetinde gerçekleşen 6.TÜRKSOY Fotoğrafçılar Buluşması’nın 17 katılımcısının 15’er fotoğrafının yer aldığı ve Sami Türkay’ın yayına hazırlığı “Avrasya’nın İncisi Başkurdistan” fotoğraf kataloğu yayınlandı.



Katalogu, kurumlar TÜRKSOY’dan temin edebilirler.


www.turksoy.org






TÜRKSOY Hakkında: TÜRKSOY, Türk dili konuşan ülkelerin kültür ve sanat alanlarında işbirliğini sağlayan, üye ülkelerin yönetimine, iç ve dış politikalarına karışmayan uluslararası bir teşkilattır. TÜRKSOY teşkilatının ev sahibi ülkesi Türkiye Cumhuriyeti’dir. Resmi dili Türkçe, yönetim merkezi Ankara’da yerleşiktir.

TÜRKSOY Fotoğrafçılar Buluşması Fotoğraf Kataloğu Yayınlandı

Vietnam – Kamboçya Fotoğraf Sergisi




”Vietnam – Kamboçya” Fotoğraf Sergisi




40 Renk Fotoğraf Projesi’nin üçüncü rengini oluşturan “Vietnam-Kamboçya” fotoğrafları, 2-12 Nisan tarihlerinde Metrocity AVM’de sergilenecek.



Sergi, 40 Renk Fotoğraf Projesi kapsamında 5-16 Ocak tarihlerinde yapılan Vietnam-Kamboçya gezisi sırasında çekilmiş fotoğraflardan oluşuyor.



Koordinatörlüğünü Mustafa Uzel’in üstlendiği “Vietnam-Kamboçya” Fotoğraf Sergisi’nde eserleri görülebilecek fotoğrafçılar: Muammer Yanmaz, Adnan Sarı, Atilla Ercel, A. Tolga İlter, Avşar Gülener, Ayşegül Uğurlu, Başak Duru, Can Emre, Defne Arsel, Deniz İlter, Esin Barutçu, Fahriye Ürkmez, Feyza Elvanoğlu, Gülsevim Kahraman, Ilgın Erarslan Yanmaz, Mustafa Uzel, Ömer Sanda, Teoman Cimit, Suat Şahin, Yusuf Benlevi.



“Vietnam-Kamboçya gezisi, eşsiz ve muhteşem doğasının arasında gizlenmiş acılarla dolu bir tarihe, sömürüye, imkansızlıklara, acımasızlığa inatla direnen, umutlu ve güleryüzlü halkların dünyasına bir nebze de olsa yakınlaşmamızı sağladı.’’



40 Renk Fotoğraf Projesi Fikret Atalay, Muammer Yanmaz ve Teoman Cimit tarafından yürütülen bir projedir.



Amacı; hızla değişen dünyayı, gezilere katılan fotoğrafçılar aracılığıyla bir nebze olsun belgeleyip gelecek kuşaklara aktarabilmektir.



Adı gibi 40 geziden oluşacak bu proje ile dünyanın çok farklı ve renkli kültürleri, fotoğraflar aracılığı ile izleyicileri ile buluşacak.



Proje hakkında bilgi için


www.40renk.net


www.dunyaninrenkleri.com/koptr/DR-fotograf.asp



Fotoğraf baskıları difoport.com un katkıları ile gerçekleştirilmiştir.

Vietnam - Kamboçya Fotoğraf Sergisi

Nadia Shira Cohen : Oniontown



For English: Please Scroll Down and Read the Page ↓



ONIONTOWN


Nadia Shira Cohen




Oniontown, tıpkı katmanlarında bir gerçekle pek çok boyutu olan bir soğan gibi. Onun kalbini tam olarak sadece sabırla anlayabiliriz. Oniontown, gitmek için düşünülecek hoş bir yer değil.



Bölge halkı vurulma korkusundan uzak duruyorlar. Oniontown stigması, onun geçmişini çağırıyor, yerlisi oldukları söylenen bir aile tarafından yerleşilen ilk yer.



Ama 1950’lerde Ethel Smith New York’a taşındı ve kendi ailesini kurmak için bu aileden toprakları satın aldı. New York City’nin modern ışıklarından uzak olmayan Duchess County’de bir çıkmaz sokağa yerleşti. 7 treyler evden oluşan bu küçük topluluktakilerin hepsi aynı aileden geliyor. Bununla birlikte ailelerin bazıları geçinmek için sosyal yardım ve sakatlık sigortası yardımlarına güveniyorlar, etraftaki toplumdan bağımsız olarak yaşıyorlar ve kendi topraklarında hayatta kalıyorlar, ormanda geyik avlıyor ve satmak için hayvan bakıyorlar. Bir ebeveyni hapiste olan çocukların pek çoğu kırık dökük evlerde yaşıyor ya da diğerleri Oniontown’a kötü muamele gördükleri ve başka gidecek yerleri olmadığı için buraya gelmişler. Bu çocuklar, bulabildikleri yerde sevgiyi yakalıyorlar. Buna rağmen, Oniontown’da bir hassasiyet var, aile sevgisi var, koruma ve diğerlerine göz kulak sorumluluk duygusu var. Bu, kırılgan duvarlardan müteşekkil bir toplum ve geride kalan atılmış bebekler, televizyonlar ve motosikletler, tüm bunlar geçmişin acılarını ve neşelerini taşıyor.



Oniontown’ın boyutları, Carillon melodisinden çıkan hayali notaların altında henüz ilkel kompleks bir toplum ortaya çıkarıyor, eğlence parkının hatırası, çoktan tarih olmuş ve unutulmuş bile.




Çeviren (translation by) : Hülya Yeltepe




Oniontown is like an onion, a reality in layers, a town with many facets. So we can understand its heart thoroughly only through perseverance. Oniontown is not thought of as a nice place to go.



Locals keep away for fear of being shot. The stigma of Oniontown evokes it’s past, a place first inhabited by a family said to be inbred.



But in the 1950’s Ethel Smith moved up to New York and bought the land off of this family to start a family of her own. Located in a dead end street, in Duchess County, not far from New York City’s lights of modernity, this little community of 7 trailer homes, all deriving from the same extended family, has its own reality. Although some of the families subsist on welfare and disability checks, they live autonomously from the surrounding community and survive off of their own land, hunting deer in the woods out back and housing animals to sell. Many of the children live in broken homes, some with a parent in jail, or others who came to Oniontown because they had been abused and have nowhere else to go. These children capture love where they can find it. Despite this, there is a sensibility to Oniontown, of familial love, a sense of responsibility to protect and look after one another. This is a community comprised of fragil walls, and remains of discarded dolls, televisions, and motorcycles, all of which hold the pains and joys of the past.



The layers of Oniontown reveal a complex yet pimitive society under imaginary notes of a carillon out of tune, the memory of an amusement park, already ancient and forgotten.








































Nadia Shira COHEN Hakkında



Nadia Shira Cohen 1977’de Boston’da, dünya ve bilinmeyen için büyük bir merakla doğdu. Nadia’nın yaratıcılığı ilk olarak, kendileri de sanatçı olan ebeveynleri tarafından beslendi. 15 yaşında Nadia, ilk fotoğraf makinesini aldı ve kendi etrafındaki dünyayı belgelemeye başladı. Fotoğrafçılık tutkusunun peşinden University of Vermont’a gitti, bir dönem yurtdışında, İtalya, Florence SACI Scool’da eğitim gördü. Doğal olarak meraklı tabiatı onu foto muhabirliğine yönlendirdi. Nadia, eğitimini bitirdikten kısa bir süre sonra New York City’de, Associated Press için bağımsız bir fotoğrafçı olarak çalışmaya başladı. Foto muhabirliği endüstrisinin altındaki dünyayı anlama ihtiyacının hissetmesiyle, en yetenekli belgesel fotoğrafçı ajanslarının işlerini temsil etmeye başladığı, Sipa Press’in Nadia New York ofisinde çalışmaya başladı. 2005 yılında Nadia dünyanın ünlü fotoğraf ajansıyla devam etti, bazıları dünyanın en yetenekli ve sevecen foto muhabirleriyle. New York ofisine katılınca, Nadia North American Sales and Assignments direktörü ve sonrada Special Projects direktörü oldu. 2007 yazında hayalini gerçekleştirerek, yaratıcı ruhla devam ettiği, ilgisini çeken insanların yaşam hikayelerini anlattığı ve tutkulu bir şekilde gösterme ihtiyacı duyduğu Roma’ya taşındı.



Ödüller & Burslar:



Fotoleggendo 2008


Portfolio Italia 2008


Nomination Prix Pictet 2010


Il Circolo Fotografico Sannita Emerging Photographer 2010


Travel Grant for Pulitzer Center of Crisis Reporting



Sergiler:



Oniontown


Ӣ B>Gallery, Rome, Italy, January 2009


”¢ Centro Italiano della Fotografia d’Autore: Bibbiena, Italy, April 2009


Ӣ Galleria FIAF: Torino, Italy, February 2009


Ӣ Festival Foiano, Italy, October 2009



A Private War Among Brothers


Ӣ Cerami Gallery, Brussels, Belgium February 2011



Yayınlar:



Vanity Fair: Madre (Earthquake in Abruzzo)


Harpers: Aftershocks (Earthquake in Haiti)


Vanity Fair: A Private War Among Brothers (To be Published)


New York times: Various


Telegraph: Various


Mare: Various





About Nadia Shira COHEN



Nadia Shira Cohen was born in Boston in 1977, with a great curiosity for the world and the unknown. Nadia’s creativity was first nurtured by her parents, both artists in their own right. At the age of 15 Nadia received her first camera and began exploring documenting the world around her. She continued to pursue her passion for photography at the University of Vermont, with a semester abroad at the SACI school in Florence, Italy. Naturally her curious nature led her into photojournalism. Nadia started working as a photographer in New York City shortly after finishing her undergraduate studies, primarily as a independent photographer for the Associated Press. Feeling the need to understand the underworld of the photojournalism industry, Nadia began working for Sipa Press at their office in New York, where she began to represent the work of the agencies most talented documentary photographers. In 2005 Nadia went on to work at the world renowned photo agency, VII with some of the worlds most talented and compassionate photojournalists. After initially joining the New York office, Nadia became the Director of North American Sales and Assignments and then went on to become Director of Special Projects. In the summer of 2007 Nadia fulfilled her dream of moving to Rome, Italy where she continues with a creative spirit, to tell stories of the lives of people who interest her and which she compassionately feels the need to expose.



Awards & Grants:



Fotoleggendo 2008


Portfolio Italia 2008


Nomination Prix Pictet 2010


Il Circolo Fotografico Sannita Emerging Photographer 2010


Travel Grant for Pulitzer Center of Crisis Reporting



Exhibitions:



Oniontown


Ӣ B>Gallery, Rome, Italy, January 2009


”¢ Centro Italiano della Fotografia d’Autore: Bibbiena, Italy, April 2009


Ӣ Galleria FIAF: Torino, Italy, February 2009


Ӣ Festival Foiano, Italy, October 2009



A Private War Among Brothers


Ӣ Cerami Gallery, Brussels, Belgium February 2011



Publications:



Vanity Fair: Madre (Earthquake in Abruzzo)


Harpers: Aftershocks (Earthquake in Haiti)


Vanity Fair: A Private War Among Brothers (To be Published)


New York times: Various


Telegraph: Various


Mare: Various






Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Nadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : OniontownNadia Shira Cohen : Oniontown

Cahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe Devran






“”¦resmi çizilmiş olmayan

kendi halinde insancıklar güzeldir.”


Sait Faik Abasıyanık




Sinema-Tv bölümünde eğitiminizi sürdürürken, aynı zamanda tv programlarında ve prodüksiyon işlerinde de çalıştınız. Bu şüphesiz aldığınız eğitimi pratiğe dönüştürme açısından da faydalı olmuştur, değil mi? Hem sinemacı olmaya karar verişinizi ve yönelişinizi hem okul ve iş sürecinizi anlatabilir misiniz? Gerçek hayat ile idealist olmak olgusu uyuşuyor muydu?



İstanbul Üniversitesi’nde Hititoloji okurken aynı zamanda Öğrenci Kültür Merkezi’nde tiyatroya gidiyordum. Daha sonra tiyatro bölümü için tekrardan ÖSS’ye girmeye karar verdim. Aynı dönemlerde sinemaya da ilgi duymaya başlamıştım. ÖSS’den tahmin etmediğim iyi bir puan alınca Beykent Üniversitesi’nde burslu olarak Sinema-TV bölümünü kazandım. Sinema bölümündeki ilk senemdeyken daha Hayat TV adında yeni bir kanal açıldı. Orda muhabir olarak başladım daha sonra da program yapmaya başladım. Görsel olarak gelişmemde büyük etkiye sahip Hayat TV deneyimi. İlk yıllarımda idealisttim ama şimdi çok yok. Romantik olmaktan uzaklaşmaya çalışıyorum.




Sinemada gerçekçilik; yönetmen açısından ne olmalıdır? Yalın gerçekçiliği yakalamaya çalışmak mı yoksa onun yorumlanarak aktarılması mı?



Genel geçer bir yargım yok. Ama ben gerçeği yorumlayarak vermekten yanayım. Bu yargıya teorilerle varmadım, öyle hissettim, istedim.



Kısa filmlerinizde “vatandaş” kullanma seçiminiz çok etkili. Farklı ve zorlayıcı bir tarzı deniyorsunuz. Bu böyle mi devam edecek, değerlendirmeleriniz nedir bu konuda?



Sanırım kendimi zorlamaya devam edeceğim. Kendim için zor olan şeyleri başarmaktan keyif alıyorum. Filmin izleyiciye geçmesi benim için çok önemli. Filmi önce kendim sonra da onlar için yapıyorum. Varolan biçimlerin dışında bir şey yapmak istiyorum.




Sinema; içeriğinde edebiyat, fotoğraf, müzik, oyunculuk”¦ gibi pek çok olguyu barındıran bir sanat türü. Belki de direkt ve en etkilisi. Size ‘kültür, toplum ve hayatın içinde’ sinema ne anlam ifade ediyor?



Sinema maymun iştahlıların işi biraz. Dediğiniz gibi içinde her şeyi barındırıyor, hiçbir şeyde gözünüz kalmıyor. Sinemanın herkes için farklı bir anlamı var. Bize göre sanat, kimisine eğlence, kimisine de sadece kız tavlama alanı J….vs



Bağımsız olmak ile bütçe temin etmek. Birbirini engelleyen iki kutup. Bu denge sinemacılar için nasıl sağlanabilir?



Sinema pahalı bir alan. Profesyonel bir çalışma için ciddi paralar gerekli. Ama yaratıcı bir insanın elinden hiçbir şey kurtulmaz. Bütçe olayını abartanlar daha çok bu alanda yeteneksiz olanlardır. Yaratıcı insan imkansızlıkları da avantaja çeviren insandır bence.




Her dönem, “Hollywood bitiyor, Uzakdoğu sineması, Bağımsız Avrupa Sineması vs.vs. geliyor” diye iddiaları duyarız. Neticede pek bir şey olmaz. Kartelin içine çekilip eritilirler. Bu perspektifte Türk Sineması bir şekilde gelebilir mi dünya izleyicisinin önüne?



Bilemiyorum. Bu biraz moda gibi geliyor bana. Birkaç senede bir bir bölge, ülke moda oluyor ve olur olmaz her şeyleri beğeniliyor. Birçok sinemacı da bunun kaymağını yiyiyor. Türkiye Sinemasının da büyük başarılar kazanması beni çok ilgilendirmiyor aslında. İzleyicilere iyi filmler sunulması önemli.




Her ne kadar günümüzde sinema çalışanları için diziler bir ekmek kapısı olarak görülse de aslında içinde izlenme, yetiştirme, istenenden uzaklaşma yaptırımlarına bağlı, bir nevi sömürülme düzeni var. Sizin gözlem ve görüşleriniz nelerdir?



Valla siz sömürülme düzeni diyerek çok güzel özetlediniz. Dizilerden binlerce insan ekmek yiyiyor, onlarca insan ise pasta yiyiyor. Yani işin asıl kaymağını yiyen yapımcılar. Dizilerde insanlık dışı çalışma koşulları var. 25-30 saat çalışmak, özel hayat yok, paralarını alamıyorlar …vs Sendikalaşmanın çok zor olduğu bir alan, nasıl düzelir bilmiyorum.




Bir filmde; müzik, senaryo, oyuncu seçimi, görüntü yönetimi, oyuncu yönetmen ilişkisi, mekan, müzik seçimleri, kurgu vs. gibi parçaları düşünürsek, sizin en çok önem verdiğiniz unsurlar hangileridir? Ve bu konularda yaklaşımlarınız nelerdir?



Her şeyin başında senaryo geliyor. İyi bir senaryom varsa bu motive olmamı sağlıyor. Senaryo dışındaki her şey aynı öneme sahip bence. Biri eksik olursa film eksik olur. Filmin hazırlık süreci çok önemli, her şeyin çok iyi tasarlanması, planlanması gerekiyor. Ufak aksaklıklar filmin bütününü etkiliyor.



Filmde “küfür””¦ Bu konuyu bir soru cümlesine dönüştürmekte insan zorlanıyor. Sadece bu iki kelimeyi size iletip, fikrinizi öğreneyim?…



Bu gerçeklik ile ilgili bir şey. Küfür olsun diye konulmaz, gerekiyorsa olur. Zaten filmde gereksizse hemen kendini belli eder ve insanlar tarafından yadırganır.




Kısa film yönetmenliği sonrası geleceğe dair plan ve hedefleriniz nelerdir? Bu dönemde üzerinde çalıştığınız projeniz var mı?



Şimdilik önümde bir kısa belgesel projesi daha var. Yine kendimi zorlayacağım, yeni biçim arayışlarının olduğu keyifli bir çalışma olacak sanırım. Bunun dışında da çok fazla ilerisini düşünmüyorum. Hayat neler getirir bilemiyorum.




Kahpe Devran



Yapım Tarihi – 2010


Süre – 00:19:00


Formatı – Belgesel, Mini DV, Renkli, Türkçe



Yönetmen – Cahit ÇEÇEN


Senaryo – Cahit Çeçen


Müzik – Evin Salgut Şahin, Oktay Şahin, Bahar Adıgüzel


Kurgu – Cahit Çeçen


Oyuncular – Musa Karagöz, Hasan Gençer, Metin Demir


Yapım – Beykent Üniversitesi




Kahpe Devran’ın senaryosunu nasıl oluşturdunuz ve kurguladınız? Zannedersem birden çok aşamada gerçekleştirilmiştir?



İlk önce filmin kahramanları ile tek tek röportaj gerçekleştirdim. Daha sonra by röportajlardan bir bir senaryo çıkardım, mekanları gezdim. Senaryo ve mekan hazırlandıktan sonra çekim ekibini kurdum. Çekimleri de 3 günde tamamladım. 10 gün falan da post-prodüksiyon sürdü. Yani1- 1 buçuk ay içinde tamamlayabildim.



Planlama çok önemli demiştiniz. Bir insan belgeseli olarak kafanızdakilerin ne kadarını filme yansıtabildiniz?



Fernanda Pessoa, eserlerimizin kafamızdakilerin kötü birer kopyasıdır der. Hiç bir zaman tam istediğimiz gibi olamayacağını söyler. Benimkisi aslında öyle olmadı, kafamdakinden daha iyi oldu J




Kahpe Devran’ın anlatım sesi (Selim Akgül) çok etkili. Benzeri bir seslendirmeyi diğer filminiz İnsancık (2010) da da görüyoruz. Doğallığa paralel bir etki için mi tercihiniz oldu? Ve her iki filminde aynı dönemde çekilmesi bir nevi devamsallık ya da aynı tarzın değişik versiyonlarının uygulamasını mı içeriyor?



Tespitiniz çok doğru: doğallık… İnsancık filminde doğallık temel tercihim olsa da Kahpe Devran’da doğallığın yanı sıra Selim Akgül’ün tetral sesinin çok iyi olması tercih etmemde etkili oldu. Diksiyonu çok düzgün olan seslerden rahatsız oluyorum.



Filmde konu aldığınız, Hasan Gençer, Metin Demir ve Musa Karagöz ile tanışmanız, iknanız, çalışmalarınız ile ilgili kısaca yaşadıklarınızı aktarır mısınız?



Musa Karagöz ve Hasan Gençer’le zaten önceden tanışıyordum, ikna etmem zor olmadı. Metin Demir ile sonradan tanıştım. Onu da bir arkadaş vasıtasıyla tanıdığım için bana güvendi ve bize fazlasıyla yardımcı oldu. Genel olarak filmin kahramanları aynı zamanda filmde set işçisiydiler. Kollektif bir çalışma oldu yani.




Alışılagelmiş belgesellerden farklı olan bu çalışma değişik platformlarda başka belgesel filmlerle birlikte gösterildi, pek çok ödül aldı. İzleyici ve eleştirmenlerin tepkisi nasıl oldu?



Genel olarak eleştiriler çok olumluydu. Özellikle izleyicilerden gelen sıcak ilgi beni çok mutlu etti. SİYAD’ da umut vaat eden yönetmen ödülü vererek beni ziyadesiyle mutlu etti. Tüm bunlar yeni çalışmalarım için beni motive eden unsurlardan bazıları.




Röportaj: Levent YILDIZ






Cahit ÇEÇEN Hakkında

Doğum Tarihi – 16 Eylül 1985, Mardin



Beykent Üniversitesi, İstanbul, Sinema-TV – 09/2006 – 06/2010


Çorlu Lisesi, Tekirdağ, Sosyal Bilimler – 09/1999 – 06/2003



İş Deneyimi


Hayat Televizyonu, İstanbul 06/2007- 03/2009


Hayat Sokakta (Haftalık Aktüel Program) 43 Bölüm


Yönetmen, Kameraman, Kurgu



Sunpera Production, İstanbul 08/2009- 03/2010


TRT 2 Güneşin İzinde (Sanat ve Kültür belgeseli) 13 Bölüm


Yönetmen Yardımcısı, Kurgu



1985 Mardin doğumlu olan yönetmen halen Beykent Üniversitesi Sinema-TV Bölümü’nde eğitimine devam etmektedir.




Cahit Çeçen


YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI BELGESEL FİLMLER



Kahpe Devran (Nasty Age) – 2010


22. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali, En İyi Belgesel Film Ödülü. 2010


10. Kısaca Uluslararası Öğrenci Filmleri Festivali, En İyi Belgesel Film Ödülü. 2010


4. İnönü Üniversitesi Kısa Film Festivali, En İyi Belgesel Film Ödülü. 2010


12. Marmara Üniversitesi Kısa Film Yarışması, Övgüye Değer Belgesel Ödülü. 2010


3. Documentarist Belgesel Günleri, Yeni Yetenek Özel Mansiyon Ödülü. 2010


4. İstanbul Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali, En İyi İstanbul Belgeseli Ödülü. 2010


Sinepark 4. Kısa Film Festivali, Çarpışan Aramalar Dalı, En İyi Belgesel Film Ödülü. 2010


3. Documentarist Belgesel Günleri, Yeni Yetenek Özel Mansiyon Ödülü. 2010



43. SİYAD Türk Sineması Ödülleri, En İyi Belgesel Film Adayı. 2011


Akbank 7. Kısa Film Festivali, Belgesel Dalı, Finalist. 2011


AFM 10. Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, !f İstanbul, Yakın Plan Bölümü, Gösterim. 2011


22. Ankara Uluslararası Film Festivali, Ulusal Belgesel Film Yarışması, Öğrenci Filmleri Dalı, Finalist. 2011


Kısacık Film Festivali, En İyi İkinci Film. 2010


5. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali. 2010


9. Kosova Uluslararası Doku-Fest Belgesel Film Festivali. 2010


47. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Gösterim . 2010


NHKM Kısa Film Sinemasında gösterildi. 2010


1. Ulusal Smyrna Kısa Film Festivali, Finalist. 2010


Beykent Üniversitesi 2. Öğrenci Filmleri Günü. 2010


17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması, Belgesel Dalı, Finalist. 2010


13. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali. 2010


Manisa Altın Üzüm Kısa Film Festivali, Belgesel Dalı, Katılım. 2010


Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi, Yeni Türkiye Belgeselleri Paneli, Gösterim. 2010


Hisar Kısa Film Seçkisi. 2011



Kemani – 2008


29. İFSAK Ulusal Kısa Film ve Belgesel Yarışması, Belgesel Dalı, Jüri Özel Ödülü. 2008



YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER



Tamirci Çırağı – 2009


46. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Dijital Film Akademisi Kısa Film Ödülü. 2009


21. Uluslararası İstanbul Film Festivali, Kısa Film Yarışması, Kurmaca Dalı, Finalist. 2009


10. İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali, Gösterim. 2010


3. Rotary Kısa Film Festivali, Finalist. 2010


2. El Uluslararası Kısa Film Festivali, Finalist. 2010


10. Kısaca Uluslararası Kısa Film Festivali, Finalist. 2010


2. İTÜ Kısa Film Festivali, Gösterim. 2010


12. Marmara Üniversitesi Kısa Film Yarışması, Finalist. 2010


17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması, Kurmaca Dalı, Finalist. 2010


Manisa Altın Üzüm Kısa Film Festivali, Kurmaca Dalı, Katılım. 2010



İnsancık – 2010


4. Uluslararası 2. El Kısa Film Festivali, Gösterim. 2010









Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Cahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe DevranCahit Çeçen ile Röportaj : Kahpe Devran