Aylık arşivler: Ocak 2011

11 Öykü 33 Fotoğraf Sergisi Mersin’de



11 ÖYKÜ 33 FOTOĞRAF


Sergisi Mersin’de açılıyor.




Mersin’de yaşayan 11 fotoğrafçı fotoğrafları ile anlattıkları öyküleri beğeniye sunuyor. 11 Öykü 33 Fotoğraf Sergisi 2 Şubat’ta açılıyor. Tahir ÖZGÜR, Eyüp Karakuş, Bahar Ulubaş, Selami Türk, Fatma Eldeniz, Hayrettin Kırdı, Ceyda Taşdelen, Mevlüt Özalp,Ahmet Soley, İsmet Danyeli ve Ali Naci Taşçı’nın üçer fotoğrafından oluşan sergi 2 Şubat 2011 Çarşamba günü saat 17.30′da Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sergi Sarayı’nda açılacak.



Ahmet Soley’in Haddahaneler, Tahir Özgür’ün Madenciler, İsmet Danyeli’nin Su, Ceyda Taşdelen’in Soyutlama, Bahar Ulubaş’ın Sahne, Selami Türk’ün Sema, Fatma Eldeniz’in Keçeciler, Hayrettin Kırdı’nın Akşam, Mevlüt Özalp’ın Çöplük ve Ali Naci Taşçı’nın Kum temalarını işledikleri fotoğraflar 1 metreye 1.5 metre ebadında büyük baskılı olarak sergilenecek ve 19 Şubat’a kadar açık kalacak.



Fotoğrafçı Tahir Özgür, “Fotoğraf ile bir şeyler anlatmak lazım. Fotoğraf sadece ve sadece deklanşöre basıp sensöre aktardığın sonra da birbirinize gösterdiğiniz birşey değildir. Fotoğraf içerisinde milyonlarca öykü barındıran, bugünü yarına taşıyan, sorunları gözler önüne seren, araştıran, fikir yürüten bir gerçektir. Biz de arkadaşlarımız ile bu gerçekten yola çıkaran fotoğraflarımız ile birer öykü anlatmak istedik” dedi.

11 Öykü 33 Fotoğraf Sergisi Mersin'de

Enver Şengül Yorumluyor


ENVER ŞENGÜL YORUMLUYOR




Merhaba sevgili Fotoritim okurları,



Dergimizde yeni bir fotoğraf yorumları köşesine başlıyoruz.



Sizden gelecek fotoğraflar, seçilip değerlendirilerek Sn. Enver Şengül tarafından yorumlanacak.



Hem fotoğrafı hem de bilgiyi paylaşmak üzerine kuracağımız bu köşemize katılacak tüm okurlarımıza sevgilerimizi iletiyoruz.



FOTORİTİM









Katılım Koşulları



Son Gönderim Tarihi: 18 Şubat 2011



Fotoğraf Adedi: En fazla 2 adet



Konu: Serbest



Ölçüler: Uzun kenar min. 800 piksel,72 dpi, jpeg formatında.



Gönderi Açıklaması: Gönderilerinizde, adınız, soyadınız, iliniz ve fotoğraf ekipmanınız ile Exif bilgileri belirtilmelidir.



Gönderi e-posta adresi : frdergi@gmail.com



Yayın Tarihi: Mart 2011 sayısı.





Fotoritim’in bu organizasyonuna iştirak edenler, fotoğrafın kendisi tarafından çekildiğini, fotoğraf ile ilgili her türlü sorumluluğun kendisine ait olduğunu, fotoğrafının www.fotoritim.com adresinde yayınlanmasına izin verdiğini, peşinen kabul ve taahhüt eder. Fotoritim, gönderilen eserleri, değerlendirmeye alma veya almama hakkına sahiptir.




http://www.fotoritim.com/yazi/enver-sengul–10-fotograf-10-yorum


http://www.fotoritim.com/yazi/enver-sengul–6-fotograf-6-yorum









Hediyelerimiz



Köşemize katılan 3 okurumuza aşağıdaki fotoğraf kitapları hediye edilecek ve yayınlanacak dergimiz sayısında duyurulacaktır.



Xxxxx


Xxxxx


Xxxxx









Enver ŞENGÜL Hakkında



1960 yılında Bitlis-Ahlat’ta doğdu. Van Eğitim Enstitüsü ile Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni bitirdi. Türkiye’nin çeşitli illerinde öğretmenlik mesleğini yürüttü. TRT, Hürriyet ve Anadolu Ajansı’nda gazetecilik yaptı. Trakya Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Sorumluluğu’nun ardından Kültür Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Dört yıldan beri Avrupa Müze Ödülü sahibi T.Ü.Sultan II.Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi Müdürlüğü görevini yürütmektedir.



Fotoğrafla 1985 yılından beri ilgileniyor. Muhabirlik yaptığı dönemlerde haber amacıyla çektiği fotoğraflar bu uzun soluklu serüvenin kapılarını araladı. AFSAD üyeliği ile bu ilgi daha kalıcı noktalara yöneldi. Çok sayıda sergi, gösteri ve söyleşiye imzasını attı. Ulusal çapta 30’un üzerinde ödül aldı. Uluslararası sergilerde yer aldı. 14 yıldır Edirne’de yaşıyor. Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği’nin (E-FOT) 4 dönem yöneticiliğini ve eğitim sorumluluğunu üstlendi. Halen bu derneğin temel eğitim kurslarında eğiticiliğin yanında Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde “Fotoğraf” derslerine giriyor. “Bitlis” adlı bir albümü ve Behiç Günalan ile birlikte “Ufukların Tacı: Selimiye” adlı bir kitabı bulunuyor. Ayrıca çeşitli yayınlara fotoğraf ve kültür-sanat yazıları yazıyor.



KİŞİSEL SERGİLERİ


1991 Bitlis “Bitlis Fotoğrafları”


1991 Tatvan “Doğa ve İnsan”


1992 Bitlis “Objektifimden”


1995 Edirne “Esintiler”


1996 Balıkesir Tahtakuşlar “İnsan”


1998 Edirne “Düş Fotoğrafları”


1999 Aydın “Ege’nin Tarihi Dokusu”


2001 İstanbul “Düş Fotoğrafları”


2002 Kayseri “Kayseri’de Vakıf Eserleri”


2002 Adana “Düş Fotoğrafları”


2003 Uzunköprü Yeniköy “Serbest”


2004 Strasbourg/ Fransa “Edirne”


2006 Edirne “Sultanlar Şehri: Edirne”


2006 Nevşehir’in Tarihi Dokusu


2007 Edirne “Endülüs”


2007 Gaziantep “Vakıf Eserlerimiz”



22. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI Sonuçlandı



22. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI Sonuçlandı



FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından bu yıl 22.si gerçekleştirilen “ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI” fotoğraf sergisi, 8 Ocak 2011 Cumartesi günü saat 18.00 de FOTOGRAFEVİ’ nde bir kokteyl ile açıldı.



Sergi, Türk Fotoğraf Sanatına pek çok emeği geçmiş olan Şinasi BARUTÇU’nun anısına düzenlenmektedir. Bu sergi ile, fotoğraf çalışanlarını tek fotoğrafın raslantısallığından uzaklaştırarak, bütünü düşünmeye yöneltmek ve yüksek düzeyde bir sergi oluşturulmasını sağlamak amaçlanmaktadır.



Sergiye daha önceki çalışmaları göz önünde bulundurularak, tüm yurt genelinde geniş bir tarama ile, FOTOGEN Yönetim Kurulunca belirlenen 12 katılımcı davet edilmekte ve 6 şar fotoğraf baskısı ile katılmaları istenmektedir. Çalışmaları seçici kurul tarafından 3 yıl üst üste başarılı bulunan katılımcılar, “ŞİNASİ BARUTÇU KUPASINI” almaya hak kazanmaktadırlar.



Bu yılın seçici kurulu, Nadir EDE, İbrahim GÖKSUNGUR, Cengiz KARLIOVA, Halim KULAKSIZ ve İbrahim ZAMAN’dan oluşmaktaydı.



Bu yıl 3. turda bulunan ve kupa adayı olarak İzmir’den katılan Birol ÜZMEZ




“22. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI” nı almaya hak kazanmış ve sergi açılışında düzenlenen törenle kupasını almış, 2.turda bulunan Uğurhan BETİN ise 3. tura atlamaya hak kazanmıştır.



2010 yılında ilk çağrılan adaylardan; Ali Fuat ALTIN, Özlem KADAKALOĞLU, Banu KAPLANCALI, Arif Tanju KORKMAZ, A.Beyhan ÖZDEMİR, İsmail TÜTÜN, Nevzat YILDIRIM, Okan YILMAZ, 2. tura atlamışlardır.



FOTOGRAFEVİ Allianz Fotoğraf Galerisi’ndeki sergi, 28 Ocak 2011 tarihine kadar devam edecektir. Sergi bitiminden sonra sergi fotoğrafları, www.fotogen.org.tr sitesinden de izlenebilir.



Adres: FOTOGRAFEVİ Tütüncü Çıkmazı No:4 Galatasaray/ İSTANBUL


Telefon: 0212 2490202


www.fotogen.org.tr



22. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI Sonuçlandı

David Gibson : Gördüğümde Bilirim



For English: Please Scroll Down and Read the Page ↓




Sokak fotoğrafçılığı içgüdüsel bir dürtü, kaşıma isteği veren bir kaşıntı duygusu. Bu rutin olarak yaptığım bir şey. Kimi insanlar golf etabında dolaşır, kimi köpeğini dolaştırır. Ben kameramla dolaşırım. Çünkü etrafımdaki insanlara ve şeylere karşı bir merak beslerim ve bunların bir kısmını kaydetmekten hoşlanırım. Bu benim görsel günlüğümdür. Bununla birlikte bu işi sürdürmenin bir sorumluluk gereği olduğunu hissediyorum. Londra’ da yaşıyorum ve hemen hemen tüm sokak fotoğraflarım buraya aittir. Londra’ yı iyi bilirim, ayrıca büyük ve kalabalık olmasına rağmen görüntüleri çok kolay bir şekilde kalabalığın içinden ayıklayabiliyorum. Bununla birlikte Oxford Caddesi gibi bazı yerler bana çok karışık ve kalabalık gelir. Görüntülerimde karmaşıklık istemem. Çok sayıda insan daha büyük bir orkestrasyon ve şansa ihtiyaç duyar. Fotoğraf çekerken insanın, içgüdüsel olarak davrandığı yüksek bir ruh halinin meydana geldiği bir alan ya da kafa yapısının varlığına inanıyorum. Bu duyguyu hissetmek bir parça zordur. Cartier-Bresson bu duyguyu bir çeşit Zen vari trans haline geçiş olarak yorumlar. Herhangi biri böyle şeyler hakkında biraz iddialı olabilir, ancak ben bu duyguyu sanki başka bir yere açılan bir kapı gibi düşünüyorum. Ayrıca bu yüksek ruh durumu, bir görünmezlik örtüsü gibidir ve görünenin üzerinde aşırı bilinçli olmama bu sürecin bir parçasıdır. Tastamam açıklamaya çalışırsam, beklediğim şey aslında görüntünün kendisini avlamak gibi, çünkü görüntü çoğunlukla ele geçirilmesi zor olan bir şeydir. Belki de benim temalarım yıllar öncesine götürüyor ama benim yaklaşımım her zaman ‘Gördüğümde bilirim’ şeklindedir ve her zaman beni mutlu eden fotoğraflar çekerim. Bununla birlikte düşüncelerimi, umutlarımı, neyin mümkün olabileceği anlayışını ve şansın neler getireceğini içimde taşırım hep. Gerçekte sadece ‘fotoğraflarıma’ bakmaya devam ederim ve içlerinde mutlaka birbirini takip eden tema ve stillere rastlarım. Öyleki zarif olanı, grafik biçimlileri ve sıklıkla bir hikaye duygusunu yansıtan görüntüleri arar bulurum. Beni içine çeken, şaşırtan, zevk veren ve ‘burada neler oluyor?’ diye sordurtan fotoğrafları severim.



David GIBSON





David Gibson, 20 yıldan fazla bir süredir sokak fotoğrafları çekmektedir. In-public adında, sokak fotoğrafları çeken uluslararası bir kollektifin kurucu üyesidir. Çalışmaları geniş çapta sergilenmiş ve yayımlanmıştır. İngiltere’ nin bazı lider tasarım gruplarında görevler almış ve bir kaç resim kütüphanesine kendi fotoğraflarını vermiştir. David, Doğu Londra’ da ikamet etmektedir.




Yirmi yıldan uzun süredir sokak fotoğrafları çekiyorsunuz. Sizde bu konuya karşı merak uyandıran şey nedir? Bu işi yapmanın sizin için bir sorumluluk taşıdığını belirtmişsiniz. Bununla ne demek istediğinizi açıklar mısınız?



Doğrusu neden bir fotoğrafçı olduğumu açıklamak çok zor. Özellikle de sokak fotoğrafçısı. Her zaman amaçsızca dolaşan bir insan oldum ve çok daha gençken görünüşte özel bir nedeni olmadan yürürken bazı konularda fotoğraf çekmem amaçsız yürümelerimin amacı oldu. Bu benim yürüyüşlerimin bir kaydı ve ifade tarzımın aracı oldu.



Sokak fotoğrafçılığına karşı bir sorumluluk duyuyorum çünkü biraz çaba ve şansın yardımıyla orada keşfedilecek önemli görüntüler olduğuna inanıyorum. Bu görüntülerin orada olduğuna dair saf bir inancım var. Bu yüzden benim için bir sorumluluktur – çabalamak istiyorum – fakat aynı zamanda fotoğraf topluluğu adına da bir sorumluluktur ve bu sorumluluğumun büyük bir bölümü kurucu üyelerinden biri olduğum in-public ile meşguliyetimdir.




İçinde bir çok kalabalık sokağın yer aldığı pek çok Londra fotoğrafınızın olduğunu tahmin ediyorum. Bu sokaklarda nasıl sade ve düzgün görüntüler elde edebiliyorsunuz?



Çoğunlukla Oxford gibi Londra’ nın kalabalık olan caddelerinden sakınırım. Çünkü bir düzenleme yapabilmek için gereğinden çok fazla karmaşıktır. Karmaşık görüntülerden hoşlanmıyorum. Çok daha basit ve düzenli görüntüleri tercih ediyorum.




Bu görüntüleri çekmek için kendinizi nasıl hazırlıyorsunuz? Ne çekeceğinizi planlıyor musunuz yoksa her şey sizin için rastlantısal mı?



Özel bir hazırlık yapmıyorum”¦ O an sadece hazırımdır. Bu esinlenmekle ilgili bir şey ancak zaman zaman ilham farkında olmadan gelir. Amaçsız dolaşmak ve fotoğraf çekmek çok iyi olmasa bile bazen anlık şans ve sihri ortaya çıkarabilir. Bana göre sokak fotoğrafçılığı her zaman şansı aramaktır. Öyle ki benim hazırlığım bir anlamda umutlu olmaktır. Ayrıca Londra’ yı iyi bilirim ve bazen daha önce denediğim ve test ettiğim bölgelere geri dönerim fakat bu hala büyük ölçüde beklentisiz yürüyüşlerle ilgili bir durum”¦ ve tabi şans.




Çalışmalarınız çoğunlukla birbiriyle ilintili semboller içeriyor. Bana göre bir anlamda kavramsal nitelikli işler. Siz bu konuda ne söyleyebilirsiniz?



Bir dereceye kadar resmin yarısı olabilecek arka planı bulduğum bazı görüntüleri kesinlikle ‘hazırlarım’. Doğru insan ya da durumun beklediğim karenin içine girebileceği umuduyla seçtiğim basit arka planlarla çalışırım. ‘Son Birkaç Gün’ isimli çalışmam buna iyi bir örnek olabilir. Camında kalın harflerin olduğu dükkanı arka plan olarak belirledim ve bana göre doğru insanın gelip karenin içine girmesini haykıran bir arka plandı. O gün şanslıydım. O kişi tabi ki yaşlı bir adamdı. mükemmel bir atış olmuştu. İçinde kelimelerin olduğu fotoğrafları severim ve bu tip çalışmalarımı ‘Yaşamın Alt Yazıları’ isimli projede topladım.




Bu duruma farklı bir yaklaşım da bitişik durumlarla oynamak”¦ Sıklıkla fotoğraftaki insanlarla ilintili bir arka plan ya da bazı öğelerle çalışırım. Brighton iskelesi üzerindeki iki yaşlı kadın ve arkalarında pusuya yatmış, cam elyaftan yapılma dinozor öngörülen gerilimi yansıtmaktadır. Bu iki kadın güvende olmayabilir.



Siyah ve Beyaz renk seçimleriniz görüntülerinizdeki hikayeleri nasıl etkiliyor?



Arka planlarım geleneksel siyah-beyaz fotoğrafçılıkla sıkı sıkıya kenetlenmiştir ve ben uzun süre siyah-beyaza sadık kaldım. Yaklaşık 5 yıl önce fotoğrafçılığım huzursuz bir hale dönüştü ve yeni bir meydan okumaya ihtiyaç duydum. Bu belki de kaçınılmaz olarak renkli fotoğrafa geçiş yapmaktı. Hala siyah-beyaz duyarlığını taşıyorum ve bazı renkli fotoğraflarımın siyah-beyazdan çok daha iyi görünüyor olabileceğini kabul ediyorum




Fotoğrafın siyah-beyaz ya da renkli olması benim için çok da sorun değil. İkisi de sizi huzurlu hissettirecek kişisel bir fotografik stille çalışmak için fakat bir çok fotoğrafçının sadece monokrom ya da renkli görüntü alanlarından biriyle ses getirme eğilimi beni şaşırtır. Her iki alanda da hakikaten üstün olan fazla fotoğrafçı yok. Ayrıca bu bir meydan okumadır.




Londra’ da yaşıyorsunuz ancak diğer şehirlerde de fotoğraf çektiğiniz odlumu? Eğer olduysa bu şehirlerde ya da kültürlerde farklı deneyimler yaşadınız mı?



Son yirmi yılda çektiğim fotoğraflarımın büyük çoğunluğu Londra’ ya aittir. Çünkü burası yaşadığım yer. Londra genellikle bana yeterli geliyor ama tabi ki diğer şehirler taze bir güç veriyor. Edinburgh ve Brighton her zaman iyi bir avlanma alanıdır.



Geçen yıl Hindistan Kolkata’ da geçirdiğim zamana karşın çok ilgi çekici bir sorun keşfettim. Fotograf cennetine gireceğimi düşünmüştüm ama gerçekte bu bana çok zor geldi. Çünkü Kolkata’ da her şey görsel anlamda üst üste binmişti – sokaklarda her an çok fazla insan ve olay vardı- bir diğer etken de tamamen farklı bir yerde olmamla alakalıydı ve bir turist olarak bazı şeyleri görememek gibi bir zorluğum vardı. Her zaman alışık olduğum tarzla anlamlı sokak fotoğrafları çekebilmek için her şeyi soyup çıkarmayı ve not etmeyi denerim.




Yabancıların fotoğraflarını çekerken engellerin üstesinden nasıl gelebiliyorsunuz? Hiç tehlikeli bir durumla karşı karşıya geldiğiniz oldu mu?



Halka açık alanlarda fotoğraf çekmenin güçlükleri vardır. Çocukların fotoğrafını çekerken, ticari gizlilik içeren konular ve tabi ki ulusal güvenlik meseleleri gibi durumlarla ilgili engeller var. Londra’ da birkaç kez korumalar ve polisle ‘karşı karşıya geldim’ ama genellikle bu engellerden kaçmaya çalıştım ya da çabucak ilerledim. Sözün kısası tutuklanmadım.




Kullandığınız ekipmanlar nelerdir? Fotoğraflarınıza sonradan düzeltme yapıyor musunuz?



Son birkaç senedir eski bir sayısal CANON kamera kullanıyorum. İşlem aşamasında fotoğraflarıma epey ışık vermeye çalışırım. Kontrast ve renk düzenlemeleri yaparken sadece photoshop programını kullanırım.




Ne tür kitaplar okursunuz? Okuduğunuz kitapların zihninizde oluşturduğu görüntüleri fotoğraflarınıza uygular mısınız?



Fotografla ilgilenmediğim zaman makul sayıda kitaplar okurum. Okuduğum şeyleri fotoğraf çalışmalarımda uygularım ve ayrıca pek çok fotograf kitabım vardır. Fotoğrafa karşı değişmeyen bir arzu besliyorum. Hep ilhamın ve ne yaparımın derdinde oldum. Bende fikir uyandıracak hayallere ihtiyacım var ve fotoğrafçılıktaki beğenilerim oldukça geniştir. Sadece sokak fotoğrafçılığı değil, fotoğrafın her alanı ile ilgilenirim. Aynı zamanda sanat da bana çok ilham verir. Bir sanat eserine bakmak zihnimi ateşler ve bende bir şeyler yaratma isteği uyandırır.




Ülkenizde toplum sokak fotoğrafçılarına nasıl bakar? Fotoğraf çekmeye karar verdiğinizde izin almanız gerekir mi?



Kuşkusuz İngiltere’ deki fotoğraf organizasyonunun bir parçasıyım ve büyük ölçüde de tüm dünyaya erişebilen internetin. Sokakta fotoğraf çekebilmek için ‘izin’ istemiyorum. Fotoğraflarını çektiğim insanlarla çok nadir iletişim kurduğumdan benim için bir problem teşkil etmiyor. Fotoğraf çekerken sıklıkla yakalanmama ve bir çeşit görünmez olma durumuna girerim ki tabi bu olanaksız ama gerçekte içinde olduğum bir ruhsal durum, bir tavır alma halidir.




Size göre iyi bir ekipmana sahip olmak başarılı fotoğraflar çekmek için yeterli midir yoksa başka şeyler de gerekir mi?



‘İyi donanımlı olmak’… sadece esinlenmek ve motive olmak ve de biraz dolaşmak anlamında olabilir. En iyi ‘donanım’ fotoğraf kitaplarına bakmaktır. İlham, en iyi araçtır.




Uluslararası sokak fotoğrafçıları organizasyonu “in-public” nasıl oluştu? Bu oluşum ve çalışmalarından biraz bahsedebilir misiniz?



İn-public 2000 senesinde Nick Turpin’ in vizyonu ile hayata gelmiştir. Çok tutkulu bir sokak fotoğrafçısıdır – ve hala da öyledir – kendisi gibi düşünen insanları etrafında toplamak istedi. Belki de O etrafına bakmaya başladığında, bizlerin bir araya gelmesi kaçınılmaz bir durumdu. Nick Turpin, Matt Stuart, Richard Bram, Adrian Fisk, Andy Morley-Hall ve ben, hepimiz Londra’ dandık ve daha sonra biz birlikte bu işe başladığımızda inanılmaz bir enerji oluştu.




Amaçlarımız büyük ölçüde aynı – sokak fotoğrafçılığını geliştirmek ve diğer fotoğrafçılara da ulaşabilmek. Örneğin geçen yıl Derbi’ de düzenlenen FORMAT fotoğrafçılığı festivalinde yer aldık ve tüm 20 in-public fotoğrafçısı çalışmalarını sergiledi. Festivalin teması sokak fotoğrafçılığıydı ve orada yer almak memnuniyet vericiydi. Gerçekte in-public’ in varlığı bu türden şeylerin meydana gelmesinde rol oynuyor.



www.gibsonstreet.com


www.in-public.com



Röportaj ve Çeviriler (interview and translations by) : Hasan SÖNMEZ






Taking street photographs is an instinctive urge, an itch that needs scratching. It’s simply what I do. Some people walk round a golf course, some people take a dog for a walk. I walk with my camera because I’m curious about things and people around me and I want to record some of it. It is my visual diary. I also feel a responsibility to continue doing it. I live in London and most of my street photographs are taken there. I know London well and although it’s a big, overcrowded city, I can isolate scenes fairly easily. However, somewhere like Oxford Street is too messy and crowded for me. I don’t like clutter in my images. Too many people require a greater orchestration and luck. I believe that when shooting there is a mindset or zone, where you’re operating at a heightened state and working instinctively. Getting to that feeling is the difficult bit. Cartier-Bresson interpreted this feeling as something attuned to a Zen-like trance. One can get a little pretentious about such things, but I do get this feeling that something like a doorway does exist. This heightened state is also like a cloak of invisibility and not being overly conscious about being seen is part of the process.Trying to absolutely describe what I look for is like hunting for the image itself, because it is often elusive. Maybe my themes have shifted over the years but my basic approach has always been ‘I’ll know it when I see it’ and I always take photographs that are pleasing to myself. However I do carry in my head ideas, hopes and a sense of what is possible, what luck might provide.



Essentially, I just go looking for ‘my’ photographs. And within the ones that work there are certainly recurring themes and styles. So I seek out elegance, graphic shapes and also often a sense of a story going on. I like photographs that draw you in, that surprise and delight and have you asking ‘what is going on here?’



David Gibson




You have been taking street photographs for more than twenty years. What made you so curious to do this? You have talked about how you feel a responsibility to do this kind of photography. Could you tell us something about what kind of responsibility you mean?



It’s hard to explain exactly why I became a photographer and in particular a street photographer. I have always been a wanderer and when I was younger this meant walking with seemingly no particular purpose but at some point taking photographs became the purpose of the wandering. It’s a record of my wanderings and a means of expression.



I feel a responsibility to continue doing street photography because I know that with effort and luck there are great images out there to be discovered. I have an absolute faith that they are there. It’s therefore a responsibility to myself – I need to make the effort – but equally it’s a responsibility to the photographic community and much of this is tied up with being one of the founder members of in-public.




I guess that you have many pictures from London which has many crowded streets. Therefore how do you can get clear and plain images from those streets?



Mostly I avoid crowded streets such as Oxford Street in London because there is just too much to orchestrate. I tend not to like cluttered images. I prefer more simple and tidy images.




How do you prepare yourself to take such images? Do you plan what you want to take or is everything just coincidental for you?



I have no particular preparation…it’s just when I’m ready. It’s about being inspired but sometimes the inspiration creeps up on me. The process of just wandering and taking street photographs even if they are not very good can sometimes build up to a sudden moment of luck and magic. For me street photography has always been about looking for the luck. So my preparation in a sense is hope. I also know London very well and I sometimes return to tried and tested areas but it’s still mainly about wandering…and luck.




Your works mostly involve many meaningful symbols related with each other. According to me your works also reflect conceptual ideas. What can you say about this?



To some extent I do ‘prepare’ some images where I find a background which in a sense can be half the picture. I will work with a basic background in the hope that the right person or situation might come into the picture. My photograph, ‘Last Few Days’ would be a good example of this. The bold words in a shop window were the background and to me it cried out for the right person to walk into the scene. On that day I was lucky. It had to be an an old man of course. It was a perfect casting. I like photographs with words and I have gathered these into a project called ‘Subtitles for Life’.



Another aspect of this is playing with juxtapositions….I often work with a background or some element that relates to the people in the photograph. The two old women on Brighton Pier with a fibre glass dinosaur lurking behind them is all about that suggested tension. The two women might not be too safe.








How do effect the meaning or story of your images choosing black and white colors?



My background is firmly rooted in the tradition of black and white photography and I was for a long time totally devoted to black and white. About 5 years ago my photography became restless and I needed a new challenge and this perhaps inivitably became colour. I still carry the sensibility of a black and white photographer and I admit that some of my colour images might look better in black and white.



I don’t think it matters that much if it’s black and white or colour. It’s all to do with having a personal photographic style that you’re comfortable with but I am intrigued that most photographers who make any impact tend to be known for only one of those mediums, either monochrome or colour. There are not that many photographers who truly excel at both. And that’s the challenge.




You live in London but have you taken photographs in other cities? If so, did you experience any difficulties in other cities or cultures?



Most of my photographs over the last twenty years have been taken in London simply because that’s where I live. London has mostly been enough but of course other cities offer a fresh impetus. Edinburgh and Brighton have always been a good hunting ground.



In contrast I spent time in Kolkata in India last year and I found that an interesting challenge. I thought that I would be in photographic heaven but I actually found it difficult because everything in Kolkata is visually overloaded – there is always so much going on, always too many people on the streets. Another factor was that I was somewhere totally different and I found it hard not to see some things as a tourist. I was always trying to strip everything away and just get down to trying to take meaningful street photographs in my familiar style.




How do you overcome the obstacles while taking stranger’s photos? Have you ever been come across any dangerous situation?



There are obstacles to taking photographs in public spaces. There are issues around photographing children and fluctuating issues around privacy which includes corporate privacy and of course national security. I have had a few ‘encounters’ with Community Police in London and security guards but I generally try to side-step these obstacles. Or I quickly move on. In short I don’t get caught.




What kind of equipments do you use? Do you make any post-processing on your images?



For the last few years I have been using an old CANON digital camera. I try to apply quite a light touch with post-processing. I just use PhotoShop to get the contrast and colour right. These black and white photographs were taken with a Nikon FM2 camera.




What kind of books do you read? Do you apply images which you get from your readings in your mind to your photographs?



I read a reasonable amount of books which mostly have nothing to do with photography. I do read things on photography of course and I have many photographic books – so I look at photographs.. I have a constant craving for images. I am always looking for inspiration and in a sense a confirmation of what I do. I need imagery to spark off ideas and my taste in photography is quite broad. I am interested in all sorts of photography, not just street photography. I take inspiration from art as well. Looking at art often sets my mind off and makes me want to create something.




How do community treats street photographers in your country? When you decided to take photograph on the street should you need any permission?



I am certainly part of the photographic community in the UK and largely because of the Internet that extends worldwide. I don’t seek ‘permission’ to take photographs on the street. That is not a problem because I very rarely have any interaction with the people I photograph. It always comes back to just not being caught and of being sort of invisible…which of course is impossible but it’s really a state of mind, an attitude to taking photographs.





According to you, do being a well equipped enough to take successful photographs or what else?



‘Well equipped’…only in the sense of being motivated and inspired and doing alot of wandering. The best ‘equipment’ is looking at photographic books. Inspiration is always the best tool.




How did the organisation of international collective of street photographers “in-public” come into life? Would you tell us something about this collective and its studies?



İn-public came about in 2000 because of the vision of Nick Turpin. He was a passionate street photographer – and still is – but he wanted to gather around himself like-minded photographers. Maybe once he started looking there was an inivitability about us all finding each other. Nick Turpin, Matt Stuart, Richard Bram, Adrian Fisk, Andy Morley-Hall and myself were all in London then and there was an incredible energy when we started.




Our aims are largely much the same – to promote street photography and to reach out to other street photographers. For instance we are part of the FORMAT photographiy festival next year in Derby and all twenty in-public photographers will be exhibiting together. The theme of the festival is street photography and it is very satisfying to be involved. In truth the existance of in-public probably plays a part in such things coming about.



www.gibsonstreet.com


www.in-public.com



David Gibson






Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

David Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde BilirimDavid Gibson : Gördüğümde Bilirim

Jo Whaley : Böcek Tiyatrosu



For English: Please Scroll Down and Read the Page ↓




BÖCEK TİYATROSU


THE THEATER OF INSECTS


Jo Whaley




Kelebekler, böcekler, yusufçuklar ve diğer renkli böcekler Jo Whaley’in bu koleksiyonundaki fotoğrafların merkezinde yer alır. Erken dönem doğal tarih dioramalarının bilimsel sergilerinden ilham alan Whaley, fotoğraflarını bu mucizevi yaratıkların cevher gibi mükemmelliklerini renkler, doku ve ışık vasıtasıyla vurgulamak için sahneler. Bu sade ama büyüleyici portreler izleyiciyi doğanın ustalık, sanat ve bilimle bağlantısını düşünmek için yüreklendirir.



Fotoğraflar böcekleri, uyumlu doğal bir çevrenin yansıması olan değiştirilmiş yerlerde gösterir. Böcek bilimi örnekleri, kısmen doğa tarafından ıslah edilmiş kentsel atık maddelerden (paslı metal, mikroorganizmalarca lekelenmiş kağıt ve denizin oyduğu plastikler gibi) oluşturulmus arka planda yanyana sıralanmıştır. Ortaya çıkan şey insanla ürünün karışımından oluşmuş bir doğa dünyası ve entropinin melankolik güzelliğidir.





Butterflies, beetles, dragonflies and other colorful insects take center stage in this collection of Jo Whaley’s photographs. Inspired by natural history dioramas of an earlier era of scientific display, Whaley stages her photographs to emphasize the wonder and gemlike exquisiteness of these creatures through color, texture, and lighting. These simple but captivating portraits encourage the viewer to consider the connections between nature and artifice, science and art.



The photographs show insects in altered habitats that reflect a compromised natural environment. Entomology specimens are juxtaposed with backgrounds which are composed of cast-off materials from urban production, which have partially been reclaimed by nature; such as metal that is rusted, paper that is foxed by microorganisms and plastic pitted by the sea. The result is a world of nature, intermixed with the man in manufacture, and the melancholy beauty of entropy.





SÜREÇ


PROCESS



Bu seri, stüdyodaki hızla yanıp sönen ışıklarla çekilmiştir. Seriye Mamiya RB 6×7 kullanılarak ve kromojen fotoğraflar yaratılarak başlanmıştır. Daha sonra Canon 5D Mark II kullanarak ve arşivsel pigmentli fotoğraf basarak dijital ortama geçtim. Fotoğrafların boyutları 8×10’dan 24×30’a kadar değişmektedir.




This series was shot in the studio using strobe lighting. The series began with film using a Mamiya RB 6×7, and creating Chromogenic photographs. Eventually I switched to the digital medium using a Canon 5D Mark 11 camera and printing archival pigment photograph. The size of the images range from 8×10” to 24”x30” .




Jo Whaley



Jo Whaley, resim ve bilimsel sanat geçmişine dayanarak fotoğraflarına tiyatro dünyasının ilüzyonlarını katıyor. Whaley, Berkeley’deki California Üniversitesi Resim ve Fotoğrafçılık ileri derecesi aldı. Daha sonra sahne efektleri sanatçısı olarak San Francisco Operası’nda ve diğer Körfez Bölgesi tiyatro kumpanyalarında çalıştı. Tiyatro deneyimi ile yarattığı sahne dekorları ve kullandığı malzemeler, kurduğu zeminler ve dramatik ışıklandırma açıkça onun fotoğraflarını canlandırıyor.



25 yılı aşkın bir süredir Amerika, Avrupa ve Japonya’da sergiler açmıştır. Çalışmaları; Los Angeles Eyalet Sanat Müzesi, Philedelphia Sanat Müzesi ve Geroge Eastman Evi gibi pek çok müzenin daimi sergilerinde yer almıştır. Ulusal Fon’dan Sanat Ödülü almıştır. Gezici sergisi “Böcek Tiyatrosu” 2008 sonbaharında Ulusal Bilim Akademisi – Washington DC’de açılmış ve daha sonra bunu 2009’da San Diego Fotografik Sanatlar Müzesi izledi ve tur halen devam etmektedir. Chronicle Kitapları tarafından yayınlanan bir monograf sergiye eşlik ediyor.



Jo Whaley, fotoğrafçı kocası Greg Mc Gregor ile birlikte New Mexico’da Santa Fe çölünde yaşamaktadır. Santa Fe Üniversitesi’nde Sanat ve Tasarım eğitimi vermektedir.





With a background in painting and scenic art, Jo Whaley infuses her photographs with the illusionary world of the theater. Whaley received advanced degrees in Painting and Photography from the University of California at Berkeley. She later worked as a scenic artist for the San Francisco Opera and other Bay Area theatrical companies. Her theater experience openly informs her photography, in which she creates stage sets and employs props, constructed backdrops and dramatic lighting.



For over 25 years, she has exhibited in the United States, Europe and Japan. Her work is held in the permanent collections of many museums, including the Los Angeles County Museum of Art, the Philadelphia Museum of Art and the George Eastman House. She is also a recipient of a National Endowment for the Arts Award. Her touring exhibit Theater of Insects opened at the National Academy of Sciences, Washington, DC in the Fall of 2008 followed by the Museum of Photographic Arts in San Diego, CA 2009 and continues to tour. A monograph, published by Chronicle Books, accompanies the exhibit.



Jo Whaley lives with her husband, the photographer, Greg Mac Gregor in the desert of Santa Fe, New Mexico, USA. She teaches at the Santa Fe University of Art and Design.




KİTAP


PUBLICATION



The Theater of Insects


Photographs by Jo Whaley


Essays by Linda Wiener and


Deborah Klochko and Jo Whaley



Hard Cover | 128 pages


64 color images




www.jowhaley.com







Çeviri (translation by) : Berna AKCAN


























Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Jo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek TiyatrosuJo Whaley : Böcek Tiyatrosu

Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu




Engel(li) Kim?




Biz bu sorunun cevabını, başka bir sorunun peşine düşerek bulmaya çalıştık.
Engel ne? Engelin ne olduğunu bulunca, engeli kim o da ortaya çıkıyor haliyle”¦ Engellen mi, yoksa engelleyen mi?



S. Haluk Uygur




Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformunun ürünlerinden biri olan “Engel(li) Kim?” sergisinin danışmanlığını Haluk Uygur ve Murat Ali Hersekli yapmış bulunmaktadır. Bu serginin bir diğer özelliği çok sesli fotoğraf olması ve bütün fotoğraflara 21 kişinin birden imzasını atmasıdır. Çünkü bu grup önemli olan düşüncenin olduğunu, bunun yanında deklanşöre basanın kim olduğunun o kadar önemli olmadığını savunup, fotoğraf üretmektedirler.



Haluk Uygur, Murat Ali Hersekli, Bülent Özkan, Deniz Canoğlu, Emel Karakozak, Erhan Yelekçi, Gülçin Yenidünya, Gülen Kurt, Hasan Taslakçı, İsmail Ökke, İlhan Yağar, Mehmet Pehlivan, Mehmet Emin Arıcı, Murat Tahiroğlu, Müge Uluç, Nevzat Öztürk, Nilay Nacar, Önder Mert, Pelin Toprak, Reşat Sağbaş, Yıldız Çetinkaya, Zafer Koç ve Zeliha Ertunç dünyayı gözlemlediklerinde, günümüz dünyasının gittikçe duyarsızlaştığını, her gün yeni engellerin ve engellilerin ortaya çıktığını ve bunların sorumlusunun aslında dünyalıların kendisi olduğunu fark ettiler. Bu farkındalığın öncülüğünde fotoğraf ürettiler.



Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu – Paylaşım Atelyesi



FOTOĞRAFÇILAR


Bülent Özkan, Deniz Canoğlu, Emel Karakozak, Erhan Yelekçi, Gülçin Yenidünya, Gülen Kurt, Hasan Taslakçı, İsmail Ökke, İlhan Yağar, Mehmet Pehlivan, Mehmet Emin Arıcı, Murat Tahiroğlu, Müge Uluç, Nevzat Öztürk, Nilay Nacar, Önder Mert, Pelin Toprak, Reşat Sağbaş, Yıldız Çetinkaya, Zafer Koç ve Zeliha Ertunç.
























































Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Engel(li) Kim? : Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu

Stephen Shames : Rüyanın Dışında



For English: Please Scroll Down and Read the Page ↓




Amerika bir rüyadır




Kolektif düşlerimizin yarattığı bir milletiz. Kurucu atalarımız “yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı” hayallerini kurmuşlardı. Benim atalarım bu ülkeye dinsel özgürlük hayallerini gerçekleştirmek için geldiler. Martin Luther King’in hayali özgürlüktü. Diğerleri parasal başarı, daha iyi bir yaşam hayali kurdular. Milyonlarcası kıyılarımıza hayalleri ve özlemleri ile göç ediyorlar, çünkü Amerika hayallerin gerçekleştiği yer olmaya devam ediyor.



Ancak sınırlarımızda, bu rüyanın dışında kalan bir Amerika’lı çocuklar kuşağı bulunuyor. Yoksulluğa ve umutsuzluğa terk edilmiş durumdalar. Adeta bu bu büyük ülkenin ve Amerikan rüyasının bir parçası değiller. 12 milyondan fazla çocuk yoksulluk içinde yaşıyor. Bugün Amerika’da yaşayan yoksul insanların yarısını oluşturuyorlar. Günümüzde yoksul olanlar çocuklar. Ve sayıları gittikçe artmaktadır.



Seyahatlerim sırasında çok sayıda çocukla tanıştım. Kendi “bebekleri” olan “bebeklerle” sohbet ettim. “Çalışan yoksul” ve işsizlerin çocuklarını fotoğrafladım. Kent gettolarındaki gençliğe kameramın içinden baktım. Parklar ve sahillerdeki çocuklarla yaşadım. Fener ışığında ders çalışan okullu gençleri, birbirini koruyup, kollayan kardeşleri izledim. Sosyal problemler, beklenmeyen acil durumlar ve tümüyle şansızlıklarla uğraşan gençleri belgeledim. Stresleri, engelleri ve vahşetin yanısıra sevgi, umut ve inanılmaz cesaretlerine şahit oldum.



Acıya seyirci olmak hiç bir zaman kolay değildir, binlerce genç insanımızın kendi kendilerine zarar veren ve tehlikeli yaşayışları beni üzdü ve çoğunlukla da çaresiz hissettirdi. Sizin de bu kitapta izlerken zorlandığınız tüm bunlar, fotoğraflanması zor şeylerdi. Bizden sonraki kuşağımızın beşte birini oluşturan bu çocukların mahvoluşunu durdurmak istiyorsak, bu durumu yok sayamayız, bakmalı ve görmeliyiz.



Burada görüntülenen gençler, Büyük Buhran Dönemi FSA (Farm Security Administration- Tarım Güvenlik Yönetimi) fotoğraflarındaki gibi gelecek yıllarda hatırlanılmaya devam edecekler. Tarih onları, 1930’lardaki benzerleri gibi, kahraman olarak gösterecek. Bunlar iyi çocuklar. Sempatikler. Hayalleri ve umutları var. Kim bilir belki bu kitap, bu çocukların Amerikan Rüyasının bir parçası haline gelmelerine imkan vermemizi sağlar.



Stephen Shames




Çeviri (translation by) : Şebnem Aykol











America is a dream




We are a nation created by our collective dreams. Our founding fathers dreamt of “life, liberty, and the pursuit of happiness”. My grand-parents came to this country to fulfill their dream religious freedom. Martin Luther King had a dream of freedom. Others dreamt of material success, a better life. Millions continue migrating to our shores with their dreams and aspirations because America continues to be the place where dreams come true.



Yet within our borders a generation of American children exist outside the dream. They have been left behind in poverty and despair. It is as if they are not part of this great country, not part of the American dream. There are more than 12 million American children living in poverty. They constitute one half of all poor people in America. Today, the poor are children. And their numbers are growing.



I met many children on my travels. I talked with “babies” who had babies themselves. I photographed the offspring of the “working poor” and the unemployed. I looked through the camera at youth in urban ghettos. I lived with homeless kids in parks and beaches. I observed college-bound teenagers studying by lantern and siblings protecting and parenting each other. I documented youngsters coping with social problems, unexpected emergencies and just plain bad luck. I witnessed stress, violence and frustration; but also love, hope and extraordinary courage.



It is never easy seeing pain, it made me feel sad and often powerless to witness the self-destructive and dangerous acts thousands of our young people commit every day. These were hard to photograsph, as they must be difficult for you to view in this book. But we must look and see, we can not ignore the plight of one-fifth of our heirs if we are to stop the destruction of a generation of children.



The youths pictured here, like those in the famous FSA photographs from The Great Depression will continue to be remembered for years to come. And like their 1930 counterparts, history may decide to view them as heroic. These are good kids. They are likeable. They have dreams and hopes. Perhaps this book will help us allow these children to become part of the American dream.



Stephen Shames











Kitap Eleştiri Yazıları



Pursuing the Dream – Rüyanın Peşinde:


Başarabilmeleri İçin Çocuklara ve Ailelerine Neler Gereklidir



“Hayatımda başarabildiğim hiçbir şey, ailem kadar önemli değildir”¦ Kendimi güçlü bir aile ve güçlü bir toplumun yaratabileceği farkın bir temsili olarak görüyorum”¦ Bu kitapta, farklı toplumlarda, başarabilmeleri için çocuklara ve ailelerine nelerin gerekli olduğunu gösteren programları görebilirsiniz. Bu programlar”¦ nasıl olursa olsun, desteğimize ihtiyaç duyuyorlar.”


- Michael Jordan (kitabın önsöz yazısından)



“Başarabilmeleri için çocuklara ve ailelerine neler gereklidir? Stephen Shames, bu doğru zamanlı ve bilgilendirici kitabında, bu soruya, gezici kamerası ile bazı pratik cevapları belgelemiştir. Bu sayfaların arasından bize umut dolu yüzlerle bakan gençler, sağlıklı bir başlangıcın, güvenli bir yerin, ihtimam gösteren bir yetişkinin, öğrenme ve büyüme için şansın talihsiz bir çocuğun hayatında yaratabileceği farklılığı gösteren, yaşayan kanıtlardır.”


- General Colin L. Powell



“Stephen Shames, ülkemizdeki, kasvetli koşullarda yaşayan aileler ve çocukların hayatlarını daha iyileştirmeye çalışan binlerce sessizce ama inatla sürdürülmekte olan programın ruhunu yakalamıştır. Bu kitaptaki yüzler bize, bir kimsenin ihtimamını hissetirmesi ile bir çocuğun yüreğinde olup biteni göstermiştir.”


- Başkan Jimmy Carter



Stephen Shames, bir röper olan Outside the Dream kitabı ile bir iş takibi oluşturmuştur. Hassasiyetle çektiği fotoğrafları, çocuklar ve ailelerin başarabilmeleri için yüzlerce söz vermiş birey tarafından yardım görmesini sağladı. Bu kitap “ Yardımcı olabilmek için ne yapmamız lazım?” sorusunu soran herkes için. Rüyanın Peşinde, ne işe yarar ve neden sorularının temelini ve bizi daha fazlasını yapmaya sürükleyenleri iyi bir şekilde gösteriyor.”


- Marian Wright Edelman



“Outside the Dream” ın en büyük gücü, yoksulluğun çocukları nasıl etkileyebileceğine dair tesirler üzerinde ahlaki infialin yükselen sesidir. Mr.Shames, toplumsal değişimleri daha iyiye götürebilmeyi sağlayabilmek için, halkın sesini yükselterek, Jacob Riis and Lewis Hine’ın onurlu geleneğini sürdürüyor


- The New York Time



“Shames’in fotoğrafları, yoksulluğun gençler üzerindeki etkisini tüm çıplaklığı ile gösteriyor; üzgün gözler, yamalı giysiler, boyaları dökülmüş duvarlar, kalabalık yataklar, her zaman-çok yakın saldırganlık. Bazı fotoğrafları yürek burkuyor.”


- People










Book Jacket & Review Quotes



Pursuing the Dream:


What Helps Children and Their Families Succeed



“Of everything I’ve accomplished in my life, nothing is more important to me than my family….I see myself as an example of the difference a strong family and a strong community can make…. In this book, you’ll see programs in other communities that make sure children and families get what they need to succeed. These programs ….all deserve our support in whatever way we can give it.”


- Michael Jordan (from his preface to the book)



“What helps children and their families succeed? With his roving camera, Stephen Shames has documented some practical answers to this question in this timely and instructive book. The youngsters whose hopeful faces stare back at us from these pages are living proof of the difference that a healthy start, a safe place, a caring adult, and a chance to learn and grow can make in the life of a troubled child.”


- General Colin L. Powell



“Stephen Shames has captured the spirit of thousands of programs across our country that are quietly but stubbornly making the lives of children and families better in spite of the bleak circumstances in which they live. The faces in this book show us what can happen inside a child’s heart when a caring person reaches out to him. This book can inspire all of us…”


- President Jimmy Carter



“Stephen Shames has created the perfect follow-up to his landmark book Outside the Dream. His photos sensitively capture children and families being helped to succeed by hundreds of committed individuals….This book is for everyone who has ever asked, ‘What can we do to help?’ Pursuing the Dream beautifully portrays the essence of what works and why, and challenges us all to do more””now.”


- Marian Wright Edelman



Outside the Dream: Child Poverty in America


“Shames’s astonishing book…poses the question: What happens in a democracy when you tell thirteen million of its youngest citizens, ‘You can live here, but you can’t have a piece of the pie?’ His answer should leave a bad taste in Washington’s mouth.”


- Esquire



“The greatest strength of “Outside the Dream” is its bracing tone of moral outrage at the effects that poverty can have on children. In trying to promote social change by arousing public opinion, Mr. Shames follows in the honored tradition of Jacob Riis and Lewis Hine.”


- The New York Times



“Shames’ photos starkly show poverty’s effects on the young; sad eyes, patched clothes, peeling walls, crowded beds, always-imminent violence. Some of his pictures are wrenching.”


- People














Stephen SHAMES Hakkında



“Stephen Shames bu milletin mağdur çocukları için büyük bir değerdir”¦ Onun fotoğrafları, bu zavallı çocukların kötü durumlarını kamu gündemine taşımıştır”


Marian Wright Edelman



Stephen Shames vakıflar, savunma örgütleri, medya ve müzeler için sosyal konular üzerine ödül kazanan fotoğraf çalışmaları yaratmıştır. The Ford, Charles Stewart Mott, Robert Wood Johnson, ve Annie E. Casey Vakıfları’nın bu belge altında imzası bulunmaktadır.



Steve is dört monografinin yaratıcısıdır: Outside the Dream- Rüyanın Dışında, Pursuing the Dream- Rüyanın Peşinde, The Black Panthers – Siyah Panterler, ve Transforming Lives-Değişen Hayatlar. Shames iki video filmi yazdı ve yönetti: Friends of Children-Çocukların Arkadaşları ve Children of Northern Uganda- Kuzey Uganda’nın Çocukları.



Steve 2010 yılında L.E.A.D Uganda ile olan çalışmalarından ötürü Hizmet Ödülü Birincisi ilan edildi. Ödül mesleklerinde sosyal konularda önderlik yapanlara verilmektedir.



Steve’in Rüyanın Dışında kitabı Kodak Kristal Kartal Foto muhabirliğe Katkı Ödülü aldı. 2008 yılı New York Şehri, NYC DADS kampanyası için sığınak ve metro reklamları, American Association of Political Consultants tarafından Pollie (gümüş) ile ödüllendirildi.



Steve LEAD Uganda’yı başlattı (www.leadugand.org), Terk edilmiş çocukların, hayallerine ulaşabilmeleri ve toplumlarına faydalı olabilmeleri için, gerekli ve mümkün olan en iyi eğitimi ve girişimci ruhunu onlara kazandırarak, onları liderlere dönüştüren, Uganda’daki bir sivil örgüt.



Steve’in Steven Kasher Gallery, New York’taki iki solo sergisi The New Yorker’a konu oldu. American Photo, Steve’i, Değeri En Az Anlaşılmış 15 Fotoğrafçı’dan biri olarak ilan etti. PBS Hine, Wolcott, ve Shames’i, çalışmaları sosyal değişime önayak olan fotoğrafçılar olarak ilan etti. People Magazine, CNN, CBS Sunday Morning, Esquire, US News, Ford Foundation Report, Photo District News tarafından tanıtıldı. Amerika Birleşik Devletleri Senatosu’nda çocuk yoksulluğu konusuna tanıklık etti.



Kitaplar: Monografiler



”¢ The Black Panthers-Siyah Panterler: (Aperture, 2006). Önsöz: Bobby Seale. Açıklama: Charles Jones



”¢ Outside the Dream-Rüyanın Dışında: Amerika’daki Çocuk Yoksulluğu. (Aperture & Çocukları Koruma Fonu, 1991). Önsöz: Jonathan Kozol. Ve sonra Marian Wright Edelman. (Kodak Kristal Kartal Ödülü)



“Rüyanın Dışında” refah toplumumuzun dikkatini, bir kenara itilmiş, yoksulluğun 13 milyon çocuğuna çekmiştir. “Rüyanın Dışında” Kodak Kristal Kartal Foto muhabirliğe Katkı Ödülü de dahil olmak üzere pek çok ödül aldı. 1993’te bu kitap Kongre ve hükümetin tüm üyelerine, Ford, Danforth, Charles Stewart Mott Vakıfları ve Çocuk Gelişimi Vakfı gibi varlıklı 500 CEO’ya gönderildi.




”¢ Facing Race- Irkçılıkla Yüzleşmek: 21.yy. Amerikalıları (Moravian College, 2008)



”¢ Transforming Lives- Değişen Hayatlar: Uganda’nın Unutulmuş Çocuklarının Liderlere Dönüştürülmesi (Star Bright, 2009)



”¢ Pursuing the Dream-Rüyanın Peşinde: Başarabilmeleri İçin Çocuklara ve Ailelerine Neler Gereklidir. (Aperture & Family Support America, 1997). Önsöz: Michael Jordan. Açıklama: Roger Rosenblatt. Metin: Kathy Wolf.



Yoksulluğun çözümleri. The Ford, Robert Wood Johnson, ve Charles Stewart Mott Vakıfları tarafından desteklendi; Kodak ve Canon ve sekiz eyalet bu fotoğrafları kullanarak toplumsal eğitim kampanyaları düzenlediler (1998-2002). Sergi 3 eyalet başkenti de dahil olmak üzere 30 bölgeyi dolaştı. Sergi Başbakan Yardımcısı Al Gore ve First Lady Hillary Clinton trafından açıldı.



”¢ Free to Grow- Büyüyebilme Özgürlüğü (Mailman School of Public Health, Columbia University, 2003)




Kitaplar: Ortak



”¢ The Way Home- Evin Yolu. (Harry Abrams, 1999) Fotoğraflar; Stephen Shames, Tipper Gore, Mary Ellen Mark, Annie Liebowitz,ve diğerleri.



”¢ Homeless in America- Amerika’daki Evsiz (Acropolis, 1988) Fotoğraflar; Stephen Shames, Mary Ellen Mark, etc. Homeless in America Fotoğraf Projesi. Sponsorlar: Tipper Gore ve Barbara Bush.



”¢ Empower Zone-Yetki Alanı. (Aperture, 2000) Steve’in mentorluk yaptığı genç fotoğrafçıların fotoğrafları.



Sanat : Müzelerin Kalıcı Koleksiyonları


National Portrait Gallery; International Center of Photography; The Bancroft Library, University of California at Berkeley; The Corcoran Gallery of Art; Museum of Photographic Arts, San Diego; Museum of Fine Arts, Houston; San Jose Art Museum; Philadelphia Museum of Art; The Ford Foundation; Smithsonian National Museum of American History, Baruch College; Oakland Museum; University Art Museum, Berkeley, San Francisco Museum of Modern Art, Elton John Foundation; Honickman Foundation.



Sanat : Sergiler


Pingyao Photo Festival, China; Open Society Institute; Prague House of Photography; International Center of Photography; Visa Pour L’Image, Perpignan, France; Steven Kasher Gallery, New York; George Eastman House; Museum of Photographic Arts, San Diego; Aperture; Center for Documentary Studies, Duke University; Jack Shainman Gallery, New York; University of the Arts, Philadelphia; Los Angeles County Museum; The Corcoran Gallery of Art, Washington, DC; San Jose Museum of Art, Friends of Photography; BFAS, Brussels; Center National de la Danse, Pantin Cedex, France. Interrupted Lives- Bölünmüş Hayatlar’ın dahil olduğu sanat projeleri, hapsolmuş bir kadın ve kızı konulu bir enstalasyon.



Film / Video


”¢ Çocukların Dostları. Yoğun bir Mentorluk Programı hakkındaki 12 dakikalık filmin yazarlığı ve yönetmenliği. Metropolitan ve Brooklyn Müzelerinde Gösterim. Ödüller: Rochester & Columbus Film Festivalleri.


”¢ L.E.A.D Uganda. Ascension Film ile birlikte yapılmış Uganda L.E.A.D. hakkında 12 dakikalık film.


”¢ Kuzey Uganda Çocukları . Eğitimin savaş çocuklarını nasıl kurtardığının dört dakikalık hikayesi.



Burs ve Üyelikler


Purpose Prize Fellow (2010), Annie E. Casey Foundation (2001), EZ / EC Foundation Consortium (1999), The Ford Foundation, Charles Stewart Mott Foundation, Eastman Kodak, Canon USA, Leica, and Pennsylvania Council of the Arts (1994-96), NPPA – Nikon Documentary Sabbatical Grant (1992), Homeless in America Photographic Project (1987), Alicia Patterson Foundation Fellowship (1985).



Ödüller (seçilmiş)


Kodak Crystal Eagle, Pollie, World Hunger Year, World Press, Leica Medal of Excellence, Luis Valtuña Humanitarian, International Center of Photography (Özel Ödül), Robert F. Kennedy Journalism (2. ve 3.), New York Art Director’s Club (Altın), Communication Arts, Society of Newspaper Design.



Temsil Edenler


Steven Kasher Gallery, New York (Art Photography and Vintage Prints)


Polaris Images, New York (Photojournalism & Stock Photography)




www.stephenshames.com



Stephen Shames



About Stephen SHAMES



“Stephen Shames is a tremendous asset to the disadvantaged children of this nation….


His photographs have helped bring the plight of poor children to the mainstream public.”


Marian Wright Edelman



Stephen Shames creates award winning photo essays on social issues for foundations, advocacy organizations, the media, and museums. The Ford, Charles Stewart Mott, Robert Wood Johnson, and Annie E. Casey Foundations have underwritten his work.



Steve is author of four monographs: Outside the Dream, Pursuing the Dream, The Black Panthers (Aperture), and Transforming Lives (Star Bright Books). Shames wrote and directed two videos: Friends of the Children and Children of Northern Uganda.



Steve was named a Purpose Prize Fellow in 2010 for his work with L.E.A.D Uganda. The Prize recognizes social innovators in their encore careers.



Steve’s book Outside the Dream received the Kodak Crystal Eagle Award for Impact in Photojournalism. His 2008 bus shelter and subway ads for the NYC DADS campaign of the City of New York received a Pollie award (silver) from American Association of Political Consultants.



Steve started LEAD Uganda (www.leadugand.org), an NGO in Uganda which transforms forgotten children into leaders by giving them the best education and the entrepreneurial skills they need to achieve their dreams and help their communities.



Steve’s two solo shows at the Steven Kasher Gallery, New York were reviewed by The New Yorker. American Photo named Steve one of the 15 Most Underrated Photographers. PBS named Hine, Wolcott, and Shames as photographers whose work promotes social change. Steve has been profiled by People Magazine, CNN, CBS Sunday Morning. Esquire, US News, Ford Foundation Report, Photo District News. He testified about child poverty to the United States Senate.



Books: Monographs



Ӣ The Black Panthers: (Aperture, 2006). Foreword: Bobby Seale. Essay: Charles Jones



”¢ Outside the Dream: Child Poverty in America. (Aperture & Children’s Defense Fund, 1991). Introduction by Jonathan Kozol. Afterward by Marian Wright Edelman. (Kodak Crystal Eagle Award)



Outside the Dream rivets attention on the more than 13 million children of poverty adrift in our affluent society. Outside the Dream received numerous prizes including the Kodak Crystal Eagle Award for Impact in Photojournalism. In 1993, this book was sent to every member of Congress, governor, and Fortune 500 CEO by The Ford, Danforth, Charles Stewart Mott Foundations, and the Foundation for Child Development.



Ӣ Facing Race: 21st century Americans. (Moravian College, 2008)



”¢ Transforming Lives: Turning Uganda’s Forgotten Children into Leaders. (Star Bright, 2009)



Ӣ Pursuing the Dream: What Helps Children and Their Families Succeed. (Aperture & Family Support America, 1997). Preface: Michael Jordan. Essay: Roger Rosenblatt. Text: Kathy Wolf.



Solutions to poverty. Funded by The Ford, Robert Wood Johnson, and Charles Stewart Mott Foundations; Kodak and Canon, Eight states mounted a public education campaign using these photos (1998-2002). Exhibit went to 30 sites, including the rotundas of three state capitols. Exhibits opened by Vice President Al Gore and First Lady Hillary Clinton.



Ӣ Free to Grow (Mailman School of Public Health, Columbia University, 2003)




Books: Collaborations


Ӣ The Way Home. (Harry Abrams, 1999) Photographs by Stephen Shames, Tipper Gore, Mary Ellen Mark, Annie Liebowitz, and others.



Ӣ Homeless in America. (Acropolis, 1988) Photographs by Stephen Shames, Mary Ellen Mark, etc. Homeless in America Photographic Project. Sponsors: Tipper Gore and Barbara Bush.



Ӣ Empower Zone. (Aperture, 2000) Photographs by youth photographers mentored by Steve.



Art: Museum Permanent Collections


National Portrait Gallery; International Center of Photography; The Bancroft Library, University of California at Berkeley; The Corcoran Gallery of Art; Museum of Photographic Arts, San Diego; Museum of Fine Arts, Houston; San Jose Art Museum; Philadelphia Museum of Art; The Ford Foundation; Smithsonian National Museum of American History, Baruch College; Oakland Museum; University Art Museum, Berkeley, San Francisco Museum of Modern Art, Elton John Foundation; Honickman Foundation.



Art: Exhibitions


Pingyao Photo Festival, China; Open Society Institute; Prague House of Photography; International Center of Photography; Visa Pour L’Image, Perpignan, France; Steven Kasher Gallery, New York; George Eastman House; Museum of Photographic Arts, San Diego; Aperture; Center for Documentary Studies, Duke University; Jack Shainman Gallery, New York; University of the Arts, Philadelphia; Los Angeles County Museum; The Corcoran Gallery of Art, Washington, DC; San Jose Museum of Art, Friends of Photography; BFAS, Brussels; Center National de la Danse, Pantin Cedex, France. Art projects include Interrupted Lives, an installation piece about an incarcerated woman and her daughter.



Film / Video


Ӣ Friends of the Children. Wrote and directed 12 minute film about an intensive mentoring program. Shown at Metropolitan and Brooklyn Museums. Awards: Rochester & Columbus Film Festivals.



Ӣ L.E.A.D Uganda. Produced a 12 minute film with Ascension Films about L.E.A.D Uganda.



Ӣ Children of Northern Uganda. Four minute short about how education is redeeming children of war.



Fellowships and Grants


Purpose Prize Fellow (2010), Annie E. Casey Foundation (2001), EZ / EC Foundation Consortium (1999), The Ford Foundation, Charles Stewart Mott Foundation, Eastman Kodak, Canon USA, Leica, and Pennsylvania Council of the Arts (1994-96), NPPA – Nikon Documentary Sabbatical Grant (1992), Homeless in America Photographic Project (1987), Alicia Patterson Foundation Fellowship (1985).



Awards (selected)


Kodak Crystal Eagle, Pollie, World Hunger Year, World Press, Leica Medal of Excellence, Luis Valtuña Humanitarian, International Center of Photography (Special Recognition), Robert F. Kennedy Journalism (2nd & 3rd), New York Art Director’s Club (Gold), Communication Arts, Society of Newspaper Design.



Represented by


Steven Kasher Gallery, New York (Art Photography and Vintage Prints)


Polaris Images, New York (Photojournalism & Stock Photography)

www.stephenshames.com







Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Stephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın DışındaStephen Shames : Rüyanın Dışında

Elizabeth Opalenik : Eve Yolculuk



For English: Please Scroll Down and Read the Page ↓



EVE YOLCULUK


A JOURNEY HOME


Elizabeth Opalenik





2000 yılında anneme kanser teşhisi kondu.



Son altı haftayı batı Pennsylvania’ da onunla geçirirken, hastaneden çocukluğumun geçtiği evin yakınlarında Amish’ in huzur verici manzaralarını araştırarak teselli buldum. Ebeveynlerim çiftlik evimizde yedi çocuk büyüttü, içinde reçel kavanozlarının ve eskimiş halılarımız gibi eşyaların bulunduğu evimizden yoksun kaldığımdan dolayı bugün bulduğum Amish’e özgü doğal yaşam tarzında çocukluğuma dair benzerlikler olduğunu anladım. Seksenlerde geçirdiğim bir araba kazasında başıma aldığım bir darbe hafızamda derin bir boşluk bıraktı, bu hediyeler onların toplumlarına girip geçmişimdeki bir kaç yılı kısaca görmemi sağladı.




Geçici olarak görüntüler oluşturmaya, kapılarını çalmaya, onların ev yapımı yağlarını, yumurtalarını, bahçe sebzelerini almaya başladım. Onlardan yaşam tarzlarını fotoğraflamak için izin istedim ve eşyalarını, gurur duydukları çiftliklerini görüntülemek üzere izin verdiler. Fotoğraf için poz vermek Amish mezhebine ters gelse de geçmişimdeki on yıla ait fotoğraflarla geri dönmem, onlarla aramda bir güven bağı oluşturdu.




Çocukluk hatıralarıma ve geçip giden bir hayata dair görüntülere ulaşmaya çalıştığımı anladılar. İyileşmek için eski hikayelerime ihtiyacım vardı ve onların yaşantılarında kendi mecazi köklerimi buldum. Onlar bana kibarca “İngiliz” fotoğrafçı diye hitap ettiler ve yavaş yavaş içlerine kabül ettiler. Bir kere daha küçük erkek kardeşlerimin kollarını sıkıştırdığı merdaneli çamaşır makinesi ile karşılaştım ve tavuk haşlayan anneme onların tüylerini yolmak ve konserve yapacağı kavanozların etrafını taşla örmek için yardım ettiğimi hatırladım. Gerçekte tüm fotoğrafçılar kendi portrelerini çekerler.




En çok da ineklerin yanı başında ayakta durup sütün fışkırmasını bekleyen, üzüm çardaklarına tırmandıklarında ya da saman vagonlarına bindiklerine onların bir kutudaki minik yavru köpeklerine dönüşen çocukları beni büyüledi. Bu anlar bende manevi bir bağ etkisi yarattı ve fotoğrafın, geride kalan öykülere görsel bir ses olduğunu bir kere daha hatırlamış oldum.




Çocukken ben de zamanımı tereyağı yapmak için süt çalkalayarak, sabanın peşinden giderek ya da ekin biçmek için yardıma gelen komşuları ağırlayarak geçirirdim. Kömür sobasında su ısıtılırdı, elbiseler elden düşmeydi, oyuncaklar el yapımı idi ve müştemilat hiç de hoş değildi. Çocukluğumun pence atılmış yiyecek fıçıları aklıma geldi, hayvanların su içmesi için yere bırakılmış tekneler gibi. Banyomda ne kadar zaman geçirdiğimi”¦




Geçmiş on yıla yaptığım bu ziyaretlerde çok az şey değişmişti. Belki de depodaki tek tük, plastik oyuncaklar ve şimdi çamaşırhane olarak kullandıkları tahıl ambarında asılı duran çamaşırların biraz daha renkli olması. Yemeklerini Eskimo usulü soğutucularda saklıyorlar ve çok sayıda erkek darlığın dayattığı gereksinimler yüzünden evlerinin dışında çiftçilik ve marangozluk yapıyor. Aracılar sayesinde el yapımı eşyalarını satmalarına olanak sağlayan internetin gücünü fark ettiler ve daha sonra bu kadar uzağa gidiyor mu? diye sordular. Kendileri de artık şimdi çok hızlı mı hareket ediyorlardı?




Dünyanın bu insanların saflık sınırları üzerindeki tecavüzleriyle süren hayat bu dindar toplumda hiç kolay değildi. Benim için çim biçme makinesini itmek, ev yapımı salıncakta sallanmak, memleketin yollarında zarar görmeden yalınayak dolaşmak bir anı-onlar içinse tutunmaya çalıştıkları bir gerçek.


Tüm cazibesine rağmen hala arabalardan, elektrikten ve telefonlardan mahrum bir şekilde devam etmenin ortasında yaşıyorlar. Kendi kuralları ile yaşıyorlar. Pazartesi ve Perşembe, çamaşır günleri, ahşap mandallar çamaşırların hafif rüzgarda uçuşmasını engelliyor. Bu durum, kendi düzenli dizilimi içinde beni cezbeden görsel, nostaljik bir ses yaratıyor. Hala el pompası kullanarak sırayla banyo yapılan ortak bir Cumartesi’ leri var. Kutsal pazarlar toplum ve dinlenme içindir.




Bu fotoğrafik aynalar kültürlerimiz farklı bile olsa gerçekten aynı olduğumuzu düşündürttü. Bugün dünya keşke bunu bir ders gibi kabul edebilse.



Elizabeth Opalenik, 2010





In 2000 my mother was diagnosed with cancer.



As I spent those last six weeks in western Pennsylvania with her, I found solace from the hospital by seeking the peaceful vistas of the Amish land so near to my childhood home. My parents raised seven children in our family farmhouse, and as I emptied it of jelly jars and materials for rag rugs, I sought the similarities to my childhood found in the way the Amish still live today. A car accident head injury in the 80′s had left a void in my memory, and these gifts gave me entrée into their community and a glimpse at my past fifty-some years ago.




I started making the images tentatively, knocking on doors, buying their homemade butter, fresh eggs and garden vegetables. I asked about their way of life and respectfully got permission to photograph their things and the farms of which they are proud. Although it is against the belief of this Amish sect to pose for pictures, by my returning with images over these past ten years, a bond of trust has been formed.




They understand the pictures are about searching for my childhood memories and a life gone by. To heal, I needed to find my stories and within their lives, I found my metaphorical roots. They sweetly refer to me as the “English” photographer, and slowly, have invited me in. Once again I encountered the wringer washer squeezing my younger brothers arm and remembered helping my mother scald chickens for plucking and mason jars for canning. Truly all photographs are self- portraits.




The children fascinated me most, as they stood by the cows waiting for the direct squirt of milk, climbed the grape arbor or rode the hay wagon, happily returning to their puppies in a box. These moments struck a cord and once again I was reminded of the power of photography as a visual voice for stories left behind.




As a child, I too spent hours churning butter, following the plow or welcomed others as the neighbors came to help harvest. Water was heated on a coal stove, the clothes were hand-me-downs, toys were homemade and the outhouse was never pleasant. I remembered the claw foot tubs of my childhood, placed in the ground as the animals’ drinking vessels. How I long for one today in my bathroom.




Little has changed over these past ten years of visits. Perhaps the occasional plastic toy in the yard and more colors in their laundry now suspended from the silo. They carry their lunch in igloo coolers and more men work as carpenters outside the home as farming hardships dictate necessity. Through intermediaries they understand the power of the internet which enables them to sell more handmade items. And then they question, is that going too far? Are they also, now moving too fast?




Life is not easy in this devout community with the world infringing on the edges of its youth. For me, the push mower, the homemade swing, roaming the country roads as a child, barefoot and unharmed, is a memory-for them a reality they hope to hold onto.


They live in the midst of progress and all its temptations, still devoid of cars, electricity, and telephones. They live by rules. Monday and Thursday are for laundry, wooden clothespins securing the items billowing in the breeze. It creates a nostalgic sound visually tempting me in its orderly array. There is still only a shared Saturday bath from the hand pump. Sundays are sacred – they are for community and for rest.




These photographic mirrors remind me that even though our cultures are different, we are really the same. If only the world could embrace such a lesson today.



Elizabeth Opalenik, 2010




Çeviri (translation by) : Hasan SÖNMEZ








Elizabeth Opalenik, tüm iyi fotoğrafların hayaller ve düşler arasında bir yerde yatan self-portreden ibaret olduğuna inanan bir fotoğraf sanatçısıdır. İlk zamanlarında reklam ve yazı işleri yapmıştır. Elizabeth, görüntülerine verdiği şiirsel zerafet ve canlılık anlamında çok tutulmuştur. Bugün onun sesi esasında sanatsal fotoğrafçı ve öğrencilerinde merak ve olanaklılığı ortaya çıkarabilen bir aranan eğitimci olarak ortaya çıkıyor.



Elizabeth fotoğrafçılık atölyeleri ile uluslar arası çapta özel olarak ilgileniyor ve Santa Fe Photographic Atölyeleri, Maine Media Atölyeleri, British Guild of Portrait Fotoğrafçıları, National Geographic, Rencontres d’Arles ve diğer organizasyonlarla. F.Holland Day Yaratıcılık ve İyileştirme Merkezindeki antrenörlüğü sayesinde, fotoğrafçılığını kadın kanser hastalarının, içlerindeki iyiliği ve gücü bulmalarını sağlamaları için iyileşme sürecini kolaylaştırmada kullanmıştır. Geçen 20 yılda Provence ve Tuscany’de figürler, seyahat ve alternatif yöntemler üzerine atölyeler düzenledi.


Elizabeth’ in yüreği Oakland California’ daki karanlık odasında Mordançage imajları ve el yapımı resimlerindedir, ama tüm yaratıcı imkanları kullanmak amacıyla uygun zamanlarda sayısal ve geleneksel arasında bir köprü kurar. İmajları, her birimizin yaşama taşıdığı tek tek görüşlerin bir yansıması olduğunu düşünerek, hafızanın geçmişindeki izleri belirleyen basamak taşları olarak kullanır.



Portfolyo ve söyleşileri Zoom, Camera Arts, Black and White dergisi, Silvershotz, Photo District News, Collectors Photography ve Progresso Fotografico’ nin de aralarında olduğu dergilerde ve Life, Gossard Lingerie, Coty Perfume, Michael Good Design, Sea Air Holidays gibi ticari dergilerde de yayımlanmıştır. Ayrıca The Ladies Professional Golf Association ve Nancy Lopez Golf gibi sürekli kampanyalarda yer almıştır.



Elizabeth’ in çalışmaları uluslar arası çapta toplanmış, sergilenmiş ve yayımlanmıştır. Santa Fe’ de Verve Fine Arts, San Francisco ‘ da Gallery 291, David Weinberg Gallery, DeForest online ve Corbis Stock Ajansı tarafından temsil edilmiştir.



Elizabeth’ le yapılan söyleşileri görmek için CameraArts 1999, CameraArts 2006, Silvershotz 2006, B&W Dergisi, ve B&W Dergisine bakabilirsiniz.



Elizabeth son olarak ilk monografı olan Poetic Grac’ i yaptı. “Poetic Grace: Elizabeth Opalenik Fotoğrafları 1979-2007″. www.poeticgrace.com



www.opalenik.com





Elizabeth Opalenik


Elizabeth Opalenik is photographic artist who believes that all good photographs are self portraits that lie somewhere between imagination and dreams. From her earliest days doing advertising and editorial assignments, Elizabeth has been hired for the sense of poetic grace and movement she brings to her images. Today her voice is primarily as a fine art photographer and sought after educator for the sense of wonder and possibility she creates in her students.



Elizabeth privately conducts photography workshops internationally and in partnership with the Santa Fe Photographic Workshops, the Maine Media Workshops, the British Guild of Portrait Photographers, National Geographic Expeditions, The Rencontres d’Arles, and others. With coaching through the F. Holland Day Center for Creativity and Healing, Elizabeth used photography to facilitate the healing process for women with cancer by finding their inner beauty and strength. For the past 20 years she has returned to Provence and Tuscany conducting workshops on the figure, travel and alternative processes.



Elizabeth’s heart is in her Oakland California darkroom working with Mordançage images and hand painting, but she bridges technology, mixing digital and traditional when appropriate to utilize all the creative possibilities. She uses images as stepping stones that trace where the mind has been, believing they reflect the unique vision that each of us carries through life.



Portfolios and interviews of her work have been featured in such magazines as Zoom, Camera Arts, Black and White Magazine, Silvershotz, Photo District News, Collectors Photography and Progresso Fotografico among others. Commercial clients include Life Magazine, Gossard Lingerie, Coty Perfume, Michael Good Design, Sea Air Holidays and ongoing campaigns for The Ladies Professional Golf Association and Nancy Lopez Golf.



Elizabeth’s work is exhibited, collected and published internationally. She is represented by, Verve Fine Arts in Santa Fe, Gallery 291 in San Francisco, David Weinberg Gallery, DeForest online and Corbis Stock Agency



For interviews on Elizabeth see CameraArts 1999, CameraArts 2006, Silvershotz 2006, B&W Magazine, and B&W Magazine.



Elizabeth recently published her first monograph “Poetic Grace: Elizabeth Opalenik Photographs 1979-2007″. www.poeticgrace.com



www.opalenik.com







Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.


All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.


Use By Author Permission Only.

Elizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve YolculukElizabeth Opalenik : Eve Yolculuk